Jump to content
×
×
  • Create New...

Lorem Ipsum is simply dummy text

Lorem Ipsum is simply dummy text of the printing and typesetting industry. Lorem Ipsum has been the industry's standard dummy text ever since the 1500s

Test Test

Lorem Ipsum is simply dummy text

Lorem Ipsum is simply dummy text of the printing and typesetting industry. Lorem Ipsum has been the industry's standard dummy text ever since the 1500s

Test Test

Lorem Ipsum is simply dummy text

Lorem Ipsum is simply dummy text of the printing and typesetting industry. Lorem Ipsum has been the industry's standard dummy text ever since the 1500s

Test Test

Lorem Ipsum is simply dummy text

Lorem Ipsum is simply dummy text of the printing and typesetting industry. Lorem Ipsum has been the industry's standard dummy text ever since the 1500s

Test Test

Lorem Ipsum is simply dummy text

Lorem Ipsum is simply dummy text of the printing and typesetting industry. Lorem Ipsum has been the industry's standard dummy text ever since the 1500s

Test Test

  • Profil Reklam Alanı

CreativeAhmet

Members
  • Posts

    10
  • Joined

  • Last visited

  • Feedback

    0%

About CreativeAhmet

monthly_2022_05/Member.png.b6ca39eaa5d9f3810153f1ced9933fd4.png
  • User Group: Members


  • Rank: Apprentice


  • Content Count: 10


  • Content Post Ratio: 0.01


  • Reputation: 1


  • Achievement Points: 101


  • Number Of The Days Won: 0


  • Joined: 04/25/2022


  • Been With Us For: 814 Days


  • Birthday: 04/03/1994 (30)


  • Last Activity:

About CreativeAhmet

  • Birthday 04/03/1994

Personal Information

  • About Me
    <p>
    yaratıcı 
    </p>

Recent Profile Visitors

183 profile views

CreativeAhmet's Achievements

Apprentice

Apprentice (3/14)

  • Conversation Starter

Recent Badges

1

Reputation

  1. Ukrayna, Rus askeri istihbaratı için çalıştığı bilinen bir bilgisayar korsanlığı grubu olan Sandworm'un ülkedeki bir enerji sağlayıcısını hackleme girişiminde bulunduğunu ancak engellediklerini duyurdu. Ukrayna Bilgisayar Acil Müdahale Ekibi(CERT-UA), girişimin çeşitli altyapı unsurlarını hizmet dışı bırakmayı hedeflediğini paylaştı. ESET ve Microsoft, Ukrayna'ya yardım etti Ukrayna, ismini açıklamadığı bir enerji şirketinin altyapısına yönelik gerçekleştirilen siber saldırıya ilişkin bir gönderi paylaştı. Bilgisayar korsanlarının şirketin endüstriyel kontrol sisteminin bir kısmına girmeyi başardığı ancak herhangi bir elektrik kesinti yaşanmadan durumun kontrol altına alındığı belirtiliyor. CERT-UA, siber saldırı girişiminin arkasında Rusya askeri istihbarat teşkilatı GRU tarafından desteklenen Sandworm gurubunun olduğunu açıkladı. CERT-UA ile ortak çalışma yürüterek saldırıyı önlemeye yardımcı olan ESET güvenlik araştırmacıları, aynı grubun 2014 ve 2015'te de benzer saldırılar gerçekleştirdiğini söyledi. Ukraynalı üst düzey bir siber güvenlik yetkilisi olan Viktor Zhora, yaptığı bir açıklamada Industroyer kötü amaçlı yazılımının yeni sürümünün kullanıldığı siber saldırıda ESET ve Microsoft ile ortak bir çalışma gerçekleştirdiklerine yer verdi.
  2. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Diyanet İşleri Başkanlığı ile imzaladıkları protokol kapsamında, Pardus işletim sisteminin Diyanet’in merkez ve taşra teşkilatlarında kullanılan 10 bin bilgisayara yaygınlaştırılacağını belirterek, "Bu durum yerli ve milli yazılım alanında, kamuda şimdiye kadar yapılmış en yaygın kullanım sözleşmesi anlamına geliyor." dedi. Diyanet İşleri Başkanlığı ile TÜBİTAK arasında, Açık Kaynak ve Pardus dönüşümü iş birliği protokolü için Din İşleri Yüksek Kurulu Konferans Salonu'nda imza töreni gerçekleştirildi. Bakan Varank, burada yaptığı konuşmada, Diyanet'in teknolojinin sunduğu imkanlardan en iyi şekilde faydalandığına ve böylelikle yürütülen hizmetleri toplumun tüm katmanlarına eksiksiz bir şekilde ulaştırmaya çalıştığına işaret ederek, kendisinin de bu kurumun mobil uygulamalarını memnuniyetle kullandığını söyledi. Teknolojiyi bu denli etkin kullanan Diyanet'in geçen yıl tüm kamu kurumlarına örnek olacak bir kararla Milli Yazılım Hamlesi'ni hayata geçirerek, merkez, taşra ve yurt dışı teşkilatlarının tamamında bilgi işlem altyapısını millileştirmeye odaklandığına dikkati çeken Varank, "Diyanette şimdiye kadar 872 kullanıcı TÜBİTAK ULAKBİM tarafından geliştirilen yerli ve milli yazılım Pardus'a geçti. Yurt dışındaki bulut sunucularındaki veriler, kurumun kendi veri merkezine taşındı. Ayrıca, Diyanet sunucularına TÜBİTAK'ın kurulum rehberini yayınladığı açık kaynak Jitsi video konferans sistemi kuruldu." diye konuştu. Böylece Diyanet'in yeni tip Koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde, güvenli ve maliyet etkin bir sistemi en hızlı devreye alan kurumlardan olduğunu vurgulayan Varank, şöyle konuştu: "Bugün imzaladığımız protokolle Açık Kaynak Pardus'un Diyanet'in merkez ve taşra teşkilatlarında kullanılan 10 bin bilgisayara yaygınlaştırılması mümkün olacak. Bu durum yerli ve milli yazılım alanında, kamuda şimdiye kadar yapılmış en yaygın kullanım sözleşmesi anlamına geliyor." "Açık kaynak bağımsız bilişim altyapısına sahip olmakta kritik" Açık kaynak teknolojilerin bağımsız ve güvenli bir bilişim altyapısına sahip olmakta kritik önem taşıdığına dikkati çeken Varank, bu teknolojileri kullanarak ticari firmaların çizmeye çalıştıkları sınırların dışına çıkıldığını, bu durumun da bilişim alanında tüketici olmaktan çıkılıp, üretici olmaya teşvik ettiğini söyledi. Varank, açık kaynağın aynı zamanda siber güvenlik açısından da önemli avantajlar sunduğunu belirterek, şu değerlendirmede bulundu: "Yurt dışından alınan ürünler hem bilgi güvenliği hem de dış bağımlılık açısından önemli maliyetler doğurabiliyor. Biz bakanlık olarak yazılım ekosisteminin geliştirilmesini son derece önemsiyoruz. Dijital dönüşüm ve yapay zeka temelli tüm teknolojilerin tabanında yazılım, yazılımın omurgasında ise insan kaynağı var. Biz, yazılım ekosistemimizi daha da ileri taşımak adına Türkiye Açık Kaynak Platformu'nu kurduk. Platformda özel sektör, kamu, sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerden paydaşlarımız var." Varank, burada yürütecekleri projelerle Türkiye'deki yazılımcı sayısını ve niteliğini artırmayı hedeflediklerini, açık kaynak kodla geliştirilecek kritik yazılımları yurt içinde üretmek istediklerini bildirdi. Bu sayede, bilişim alanındaki dışa bağımlılığı azaltacaklarını, milli kaynakların yurt içinde kalmasını sağlayacaklarını ve siber güvenlik sorunlarını bertaraf edeceklerini anlatan Varank, Pardus'un yaygınlaştırılmasının da titizlikle yürüttükleri projelerden biri olduğunu ifade etti. 100 bine yakın kullanıcı Bakan Varank, halen 100 bine yakın kullanıcının Pardus işletim sistemini kullandığı bilgisini vererek, Sağlık, Çevre ve Şehircilik, Tarım ve Orman, Milli Savunma bakanlıklarıyla Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı gibi kurumların analiz ve dönüşüm sürecinde olduklarını söyledi. Pardus'u erken yaşlarda öğrencilere de tanıtmak istediklerini vurgulayan Varank, bu kapsamda, Milli Eğitim Bakanlığı ile sınıflardaki akıllı tahtalara özel bir Pardus sürümünü yaygınlaştırdıklarını aktardı. Varank, Pardus'un ne kadar yaygınlaşırsa eksikliklerinin de o denli tespit edilerek geliştirilme süreçlerinin hızlanacağını belirterek, "Yeni teknolojiler için Pardus sürümleri hazırlamaya devam ediyoruz. Nesnelerin interneti dünyasında en yaygın kullanılan ARM-işlemci tabanlı mini bilgisiyarlar için yakın zamanda bir sürüm çıkaracağız. Böylece Pardus, masaüstü çözümleri yanında akıllı cihazlar arasında da yerini alacak." dedi. Gençlerin bu sistemi kullanmasını teşvik etmek için interaktif eğitim içerikleri hazırladıklarına işaret eden Varank, Türkiye Açık Kaynak Platformu’nun 2 aydır "Açık Seminerler"inin devam ettiğini, bu eğitimleri başarıyla tamamlayanlara da dijital rozet verileceğini kaydetti. Varank, dijital rozete sahip kişilerin bu alandaki yetkinliklerini ispatlamış olacaklarını belirterek, "Yine Açık Kaynak Platformu kanalıyla kodlama eğitim programları düzenleyecek ve yazılım okulları açacağız. Oyunla öğrenme temelli bu okullar her sene binlerce mezun verecek." diye konuştu. "Milli Teknoloji Hamlemiz somut adımlarımızla hayat bulacak" Bilişim alanında yerli ve milli çözümler geliştirilmesinde en önemli paydaşlardan birinin de Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi olduğuna dikkati çeken Varank, şunları kaydetti: "Milli Teknoloji Hamlemiz, attığımız somut adımlar sayesinde hızla hayat bulacak. Diyanet İşleri Başkanlığımıza ve Hocamıza (Prof. Dr. Ali Erbaş) milli yazılıma geçişte gösterdiği hassasiyet ve farkındalık için teşekkür ediyorum. Milli Teknoloji Hamlesi'ne kararlılıkla sahip çıkmanız gücümüze güç katıyor. Ümit ediyorum ki sizlerin gösterdiği bu vizyoner yaklaşım, kamu ve özel sektör kuruluşlarımıza ilham olur." Konuşmaların ardından, Bakan Varank ile Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Erbaş, iş birliği protokolünü imzaladı. İmza törenine, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır ile Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Ali Taha Koç da katıldı. Protokolün içeriği İmzalanan protokol kapsamında, TÜBİTAK tarafından, Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde tanıtım ve eğitim faaliyetleri, istemci bilgisayarlara Pardus kurulumu, uygulama ve sunucu sistemlerinin açık kaynak muadillerine dönüşümleri yapılacak. İstemcilerin uzaktan merkezi yönetimi için LiderAhenk, kimlik yönetimi için de Engerek ürününün kurulumu gerçekleştirilecek.
  3. Teknolojinin ciddi bir gelişme gösterdiği günümüzde ofis programları önemli bir yer tutmaktadır. Hatta ofis programlarının kullanılmadığı bir ofis ortamı düşünülmemektedir. Temel ve ileri seviye kullanılan ofis programları ve özellikleri konuları önemli bir yer tutmaktadır. Bu konuyla alakalı gerekli bilgileri sizin için derledik. Ofis Programları denildiğinde akla ilk gelen elbette Microsoft Office programı gelmektedir. Microsoft Office ofis programının kapsamında çok farklı ihtiyaçlara uygun çözümler sunan uygulama programları bulunmaktadır. Bu bakımdan günümüzün vazgeçilmez nitelikteki Office uygulamalarından biri olarak öne çıkmaktadır. Ofis Programları Nelerdir? Günümüz çalışma hayatının en önemli unsurunu ofis programları oluşturmaktadır. Bunun sebeplerinden biri ve en önemlisi de, ofis programlarının çok ciddi kolaylıklar ve çözümler sunuyor olmasıdır. Konu ofis programları olduğunda ise pek çok kişi ofis programları nelerdir sorusunu sormaktadır. Bu bakımdan soruya verilecek yanıt önem taşır. Ofis programları denildiğinde akla ilk olarak Microfost Office programı gelmektedir. Bu programın içeriğinde ise farklı ihtiyaçlara uygun çözümler sunmak üzere geliştirilmiş uygulamalara yer verilmiştir. Bu uygulamaları ise şu şekilde sıralamak mümkün olmaktadır: - Microsoft Access - Powerpoint Programı - Outlook Programı - Excel Programı - Microsoft Word Programı - Microsoft Publisher - Microsoft OneNote Temel Ve İleri Seviye Kullanılan Ofis Programları ve Özellikleri Microsoft ofis başlığı altında toplanmış olan çeşitli ofis programları bulunmaktadır. Bu programların kendi içinde sahip olduğu bazı temel ve ileri seviye kullanım olanağı ve özellikleri bulunur. Buna göre sırasıyla programlar ve özellikleri hakkında şöyle bir bilgi verilebilir: - Microsoft Access Programı: bilgisayar ortamında veri tabanı oluşturmayı ve yönetmeyi sağlayan bir Microsoft Office programı olma özelliği taşır. Oluşturulan verileri istenildiği zaman istenildiği şekilde kullanabilmeye olanak tanır. Excel ve Word üzerinde yapılan tabloları Access’de açabilme imkanı sunar. Aynı şekilde Access tablolarının da bu programlara aktarılarak kullanabilmesine imkan sağlar. Access’deki veriler üzerine matematiksel hesaplamalar yapabilmesine ve raporlama yapılabilmesine imkan verir. Grafikler kullanılarak analiz edebilme ve tüm bunları veri tabanında saklamaya olanak sunar. - Powerpoint Programı: Daha çok şirketlerin sunum yapmak amacıyla kullandıkları bir program türü olma özelliği taşır. Resimlerin marka ve ürünlerin tüketiciye sunulması esnasında oluşturulan sayfaları Slaytlar biçiminde üretici veya tüketici firmalar yahut bireylere sunan bir programdır. Bu programın sahip olduğu başlıca özellikleri arasında; animasyon sekmesi, sunu geçişleri, temalar ve tetikleyiciler gelmektedir. - Outlook Programı: Microsoft Office paket programları arasında en yaygın kullanımı söz konusu olan programlar dan birdir. Çoğu insan Outlook programını yalnızca e-posta alıcısı olarak bilmektedir. ancak sanıldığı gibi değildir! Outlook programıyla randevular kolaylıkla sistemlenebilir. Kişiler eklene bilir ve görevler oluşturabilir. Bunların yanında kurumsal bir Chat ( yazışma ) sayfası oluşturabilmesine olanak sağlar. Outlook programı bir nevi ajanda olarak kullanabilir ve kurallar menüsünü kullanarak e-postaların düzenli bir hale getirilmesi sağlanabilir. - Excel Programı: Elektronik tablolama adı verilmiş durumda olan bu program daha çok formülleri ve özet raporlamalarını içerir. Günlük hayatta kullanılmakta olan birçok programlama diliyle ilişkisi olan bu program sayesinde hesaplama, raporlama, Makrolar vb. gibi çok çeşitliliğe sahip işlemi yapmak mümkündür. - Microsoft Word: Bilgisayar ortamında yazı yazmayı ve düzenlemeyi sağlayan bir programdır. Öğrenciler ve mesleği yazı yazmak üzerine olan kişiler için son derece kullanışlı bir program olma özelliği barındırmaktadır. Microsoft Word programının temel anlamda en önemli özelliği yazı yazmak olsa da esasında yazılara, resim, şekil, tablo, simge ve 3 boyutlu model ekleme yapılabilme olanağı sunar. Tüm bunların yanında paragraf biçimlendirmeleri, yazı boyutu ve tasarımı, sütun ekleme gibi önemli olanakları sağlar. - Microsoft Publisher: Bu program, kartvizit, broşür ve el ilanı gibi çok çeşitliliğe sahip olan alanda tasarım yapma olanağı sunar. Birbirinden ilgi çekici tasarımlar yapmak için gerekli olan her özelliğe sahip olan bir programdır. Reklamlar, şablonlar ve Word özelliği ile oldukça kullanışlı bir yapı barındırır. - Microsoft OneNote: Not tutmayı ve düzenlemeyi sağlayan oldukça kullanışlı bir programdır. Özellikle öğrenciler ve çalışanların kullanımını çok çok ideal bir yapı barındırır. Microsoft OneNote ile not, PDF, ses, resim ve bağlantı ekleme durumu söz konusudur.
  4. En Çok Kullanılan Ofis Programları Nelerdir? Bilişim devi Microsoft, hem yazılımları hem de işletim sistemi ile her zaman güvenilir ve öncü olma geleneğini sürdürür. Bu anlamda en büyük eserlerinden birinin Microsoft Office Programları olduğu söylenebilir. Peki ofis programları nelerdir? Gelin birlikte inceleyelim! MS Office Programları Hem çalışanlar hem de öğrenciler için farklı işlevsel özelliklere sahip olan Microsoft ofis programları, birçok alanda kullanılır. Bu programlar arasında Word, Excel ve PowerPoint yer alır. Diğer ofis programları isimleri ise, Microsoft Team, OneDrive, Outlook ve OneNote’tur. Kendi içlerinde farklı özelliklere sahip bu programlar, farklı ihtiyaçlara hitap eder. MS ofis programları ile tüm ödevlerinizi, projelerinizi ve işlerinizi kolayca halledebilirsiniz. Microsoft Word Microsoft Word programı, yazı yazmaya ve düzenlemeye yardımcı olur. Öğrencilerin ödevlerini ve tezlerini hazırlamalarına olanak tanıyan faydalı bir programdır. Editörler ve yazarlar, işlerini Word programını kullanarak yaparlar. Microsoft Word programının en önemli özelliği yazmak gibi görünebilir ancak program ile üç boyutlu model, simge, tablo, şekil ve resim eklemeleri yapmak da mümkündür. Microsoft Excel Yoğun olarak iş dünyasında kullanılan Microsoft Excel programının en temel özellikleri, tablo ve listeleme yapmaktır. Diğer Microsoft programlarına göre daha karmaşık bir yapıda olan Excel programı, öğrenildiği takdirde son derece işlevsel kullanılabilir. Üç boyutlu grafikler, filtreler, yazı tipleri ve temalar programdaki uygulamalardan yalnızca birkaçıdır. Bunun yanı sıra Excel, formüller yaratılarak hesaplamalar yapılmasına da imkân tanır. Microsoft PowerPoint Sunum denildiğinde hiç şüphesiz akla gelen program, Microsoft PowerPoint’tir. Bu program, farklı yazı tipleri ve temalarla sunum hazırlamanıza olanak tanır. İster bir lise öğrencisi olun ister üst düzey bir yönetici, iş ile ilgili raporlarınızı veya okul ödevinizi PowerPoint programını kullanarak bir sunum hâline getirebilirsiniz. Slaytlara görsel, ses ve animasyon ekleyebilirsiniz. Microsoft Outlook E-posta alıp göndermeyi sağlayan Microsoft Outlook ile e-postalarınızı kolayca organize edebilirsiniz. Tüm e-postalarınızı atlamadan okuyabilir veya “yok say” seçeneği ile istenmeyen tüm postaları çöp kutusuna taşıyabilirsiniz. Microsoft OneNote Bilgisayar programları arasında yer alan Microsoft OneNote, not tutmanıza ve notları düzenlemenize yardımcı olur. Özellikle çalışanların ve öğrencilerin kullanımına oldukça uygun olan bu program ile notlarınıza bağlantı, resim, ses ve PDF ekleyebilirsiniz. Microsoft OneDrive Bir depolama programı olan OneDrive, arşivleme imkânı sunar. Çevrimiçi kullanımı ile diğer platformlardan bi adım öne çıkan programa her türlü tarayıcıdan giriş yapabilirsiniz. Bu bağlamda Opera, Safari ve Chrome gibi tarayıcıları kullanabilirsiniz. Microsoft OneDrive programına bilgisayarınızın masaüstünden, mobil cihazınızdan veya tabletinizden giriş yapabilirsiniz. Microsoft Teams Microsoft Teams, iş yeri toplantılarını, notları ve eklentileri organize eden ve toparlayan bir programdır. Android ve iOS cihazlar, masaüstü bilgisayarlar ve tabletler ile kullanabileceğiniz programın kurulumunu kolayca yapabilir, e-posta adresi ve şifreniz ile erişim sağlayabilirsiniz. Google Docs, Sheets ve Slides Dokümanlarınızı diğer kullanıcılar ile paylaşmak ve programlar arasında geçiş yapmak istiyorsanız çevrim içi ofis araçları ihtiyaçlarınızı fazlasıyla karşılar. İnternet bağlantınız olmasa da telefonunuzdan, bilgisayarınızdan veya tabletinizden dokümanlarınıza kolayca erişebilir ve düzenlemeler yapabilirsiniz. Kullanım sırasında yaptığınız tüm değişiklikler otomatik olarak Google Drive’a kaydedilir ve kaybolmaz. WPS Office Free WPS Office Free programı; Android, Linux ve Windows için geliştirilmiş ücretsiz bir programdır. Bulut senkronizasyon desteği sağlayan program, kullanıcıya hızlı ve kolay dosya paylaşımı imkânı ve ortak bir çalışma alanı sunar. Word, Excel ve PowerPoint gibi başarılı bir arayüze sahip program ile çalışmalarınızı, Microsoft dosya biçimleri şeklinde kaydedebilir, MS Office programlarının kullanıcılarıyla paylaşabilirsiniz. Softmaker FreeOffice Softmaker FreeOffice programı, Microsoft Word ve TextMaker dosyalarını sorunsuz bir şekilde okur ve kaydeder. ePub formatında kitapları ve PDF dosyaları doğrudan oluşturabilirsiniz. PlanMaker sayesinde Excel ile uyumlu otomatik şekilleri kullanarak tasarım ve çizim yapabilirsiniz. Polaris Office Akıllı telefonlarınızda kullanabileceğiniz Polaris Office; yazılı dökümanları, tablo ve sunumları tek bir ortamda hazırlayabilirsiniz. PDF, DOC, DOCX ve PPTX gibi birçok formatı destekleyen program, ücretsiz bir kullanım sunar. Türkçe desteği de bulunan programı Windows, iOS, Android ve Mac cihazlarda ücretsiz kullanabilirsiniz. Çalışanların işini ciddi ölçüde kolaylaştıran Polaris Office; belge oluşturma, düzenleme ve depolama servisleri ile entegre çalışabilir. Open Office Apache Yazılım Vakfı tarafından kurulan Open Office, yazılım toplulukları ile birlikte geliştirilmiştir. Ücretsiz bir yazılım olan program; sunum, çizim, formül ve hesap tablosu bileşenlerini içerir. Eğitim kurumları, belediyeler, devlet kurumları ve ticari kurumlarda kullanılabilen program tamamen ücretsiz bir şekilde kurulabilir. Mac OS X, Microsoft Windows ve Linux işletim sistemlerinde kullanılabilir. Ofis Programları Nasıl Kullanılır? Ofis programları, Windows, Mac ve Linux fark etmeksizin her işletim sistemi ile kullanılabilir. Ofis programlarının nasıl kullanıldığına geçmeden önce “Ofis programları nasıl indirilir?” sorusuna cevap vermek daha doğru olacaktır. Microsoft Office programını resmî internet sitesinden indirebilirsiniz. Siteye girdikten sonra eğer üyeliğiniz varsa Oturum Açın butonuna tıklayın. Üyeliğiniz yoksa “Ücretsiz Kaydolun” kısmından bir hesap oluşturabilirsiniz. Microsoft Office’i cihazınıza ilk defa indirdiğinizde 1 ay süreyle ücretsiz deneme sürümüne sahip olursunuz. Ayrıca çevrimiçi olarak da ücretsiz kullanabilirsiniz. Öğrenci veya öğretmen olmanız durumunda Microsoft Office 365 Eğitim sayfasından ücretsiz olarak programı indirebilirsiniz. Diğer ofis programlarını ise resmi internet sayfalarındaki yönlendirmeleri takip ederek indirebilir ve hızlıca kullanmaya başlayabilirsiniz. Office programlarının biri veya birden fazlası için seviyenizin yeterli olmadığınızı düşünüyorsanız öncelikle ofis programları eğitimi almak sizin için faydalı olacaktır. Eğer bilgisayarınız yoksa Bilgisayar seçerken dikkat edilmesi gerekenler nelerdir? yazısını okuyabilir, bilgisayar aldıktan sonra ofis programlarını kullanmaya başlayabilirsiniz. Ofis Programlarını Kullanmanın Faydaları Nelerdir? Ofis programları ile analizler ve raporlamalar yapabilir, iş hayatında gereksinim duyduğunuz ihtiyaçları sistematik ve pratik bir şekilde karşılayabilirsiniz. Ofis programları dijital ortamda verilerin toplanmasına ve bu verilerin şirket içinde müşteri ve çalışanlara ulaştırılmasına olanak sağlar. Bu nedenle ofis programları öğrenme ve bu konudaki bireysel gelişim şirketlerin başarı anahtarlarından birisidir. Ofis programları, sadece çalışanlar için değil öğrenciler için de bir dizi avantaj sağlar. Öğrenciler, Word programı ile ödevlerini düzenli bir şekilde yapılabilir ve sunumlar hazırlamak için PowerPoint programından faydalanabilirler. Ofis Programlarını Kimler Tercih Eder? Forrester araştırma şirketine göre işletmelerin %90’ından fazlası çalışanlarına Microsoft Office programlarını kullandırıyor. Ofis yazılımları ve aralarındaki uyum sayesinde çalışan verimliliği artarken kurumsal maliyet azalıyor. Örnek vermek gerekirse, Microsoft’un öne çıkan ofis programlarından olan Excel’i okul hayatınızda basit tablolar oluşturmak ve hesaplamalar yapmak için kullanmış olabilirsiniz. Aslına bakarsanız Excel bundan çok daha fazlasıdır. Excel kullanarak verileri takip edebilir, kolayca organize edebilir, temel ve karmaşık matematiksel fonksiyonlar yaratabilir, grafik ve çizelgeler oluşturabilirsiniz. Ofis programları kullanımı özellikle çalışanlar, öğrenciler, akademisyenler ve yazarlar için çok önemlidir. Ofis programlarının etkinliğinden en iyi şekilde faydalanabilmek için bilgisayarınızın kalitesi ve hızı da önem arz eder. Eğer bilgisayarınızın yavaş olduğundan şikayetçiyseniz Bilgisayarınızı hızlandırmanın en kolay yolları nelerdir? yazısını okuyarak bilgisayarınızın hızını artırabilir, ofis programlarından daha iyi verim alabilirsiniz.
  5. Kaspersky'nin araştırmasına göre, Türkiye'deki tüketicilerin yüzde 38'i desteklenmeyen işletim sistemlerini kullanıyor. Kaspersky'den yapılan açıklamaya göre, birçok tüketici ve şirket, desteklenmeyen veya ömrünün sonuna gelmiş işletim sistemlerini kullanıyor. İşletim sistemlerinin yeni sürümleri bulunsa da Türkiye’de tüketicilerin yaklaşık yüzde 38’i, Windows XP veya Windows 7 gibi desteklenmeyen veya destek süresinin sonuna gelmek üzere olan işletim sistemlerini kullanmaya devam ediyor. Aynı zamanda, Türkiye’deki çok küçük işletmelerin yüzde 35,5’i, KOBİ’ler ve kurumsal şirketlerin ise yüzde 35’i halen bu sistemlere güveniyor. Bu durum, güvenlik risklerinin ortaya çıkmasına neden oluyor. Çoğu durumda, bir işletim sisteminin ömrü tamamlandığında geliştirici marka yeni güncelleme yayınlamaya son veriyor. Bunların arasında güvenlik güncellemeleri de bulunuyor. Güvenlik araştırmacıları veya siber saldırganlar bu sistemlerde, daha önce bilinmeyen açıklar bulabiliyor. Bu açıklar siber saldırılar için kullanılabiliyor. Sorunu çözecek yamayı alamayan kullanıcılar da tehlikeye açık halde kalıyor. "10 tüketiciden 4'ü eski sistemleri kullanıyor" Kaspersky, Security Network aracılığıyla kullanıcılarının izniyle toplanan Işletim Sistemi bilgilerini analiz etti. Analizin sonuçlarına göre, her 10 tüketiciden 4'ü eski sistemleri kullanmayı sürdürüyor ve bu sistemler arasında Windows XP ve Vista gibi çok eski olanlar da bulunuyor. Kullanılan eski işletim sürümlerine bakıldığında tüketiciler ve çok küçük işletmelerin yüzde birinin Windows XP kullandığı görülüyor. Bu işletim sistemi 10 yıldan fazla süredir desteklenmiyor. Türkiye’de bazı tüketiciler (yüzde 1) ve şirketler (Çok küçük işletmelerin yüzde 0,8’i, KOBİ’ler ve kurumsal şirketlerin yüzde 0,6’sı) ücretsiz Windows 8.1 güncellemesini kaçırıp Windows 8 kullanmayı sürdürüyor. Microsoft, Ocak 2016’dan bu yana Windows 8’e destek vermiyor. Ocak 2020’de desteği sona erecek olan Windows 7, tüketicilerin ve şirketlerin en çok tercih ettiği işletim sistemlerinden biri olmayı sürdürüyor. Türkiye’de tüketicilerin üçte birinden fazlası (yüzde 35), çok küçük işletmelerin yüzde 34’ü, KOBİ’ler ve kurumsal şirketlerin ise yüzde 35’i halen bu işletim sistemini kullanıyor. "Kullanıcılar desteklenen sürümlere geçmeli" Açıklamada görüşlerine yer verilen Kaspersky Kurumsal Çözümler Müdürü Alexey Pankratov, elde edilen istatistiklerin hem işletmelerin hem de bireylerin eski ve ömrünün sonuna yaklaşan işletim sistemlerini kullanmaya devam ettiğinin bir kanıtı olduğunu ifade etti. Altı aydan kısa bir süre içinde desteği kesilecek olan Windows 7'nin yaygın bir şekilde kullanımasının endişe verici olduğunu belirten Pankratov, şunları kaydetti: "Bu işletim sistemlerinin kullanılmasının ardında, yeni sürümlerde çalışmayabilecek programlar, ekonomik nedenler ve hatta alışkanlıklar bile yatabiliyor. Her ne olursa olsun, eski işletim sistemleri siber güvenlik riski oluşturuyor. Yaşanabilecek vakaların maliyeti, yeni sürüme geçmenin maliyetinden çok daha yüksek olabilir. Tüketicilere desteklenen sürümlere geçmelerini ve geçiş döneminde de ek güvenlik araçları kullanmalarını tavsiye ediyoruz." Kaspersky, yeni çıkan tehditlere karşı korunmak isteyen işletmelere ve tüketicilere şu önerilerde bulunuyor: "Otomatik güncelleme özelliği etkin olan güncel bir işletim sistemi kullanın. En son işletim sistemine geçmek mümkün değilse kurumlar tehdit modellerinde bu saldırı vektörünü dikkate almalı ve diğer önlemlere ek olarak saldırılara açık noktaları ağın geri kalanından dikkatli bir şekilde ayırmalı. Kaspersky Embedded Systems Security çözümünü kullanabilirsiniz. Kaspersky Security Cloud, Kaspersky Endpoint Security for Business ve Kaspersky Small Business Security gibi davranış tabanlı açık önleme teknolojilerine sahip çözümler kullanın. Bu çözümler, eski işletim sistemlerini (Windows 7 ve sonrası) hedef alan saldırı riskini azaltmaya yardımcı olur."
  6. Microsoft, 14 Ocak 2020 tarihi itibarıyla Windows 7 işletim sistemine yönelik desteğine son verdiğini duyurdu. Ancak Windows 7, tüm global Windows pazarında %26‘lık, Türkiye’de ise %36’lık pay ile en çok kullanılan Windows işletim sistemleri içinde ikinci sırada yer alıyor. Peki Windows 7’nin kullanım ömrünün sonuna gelmesi, hâlâ bu işletim sistemini kullananlar için ne anlama geliyor? Siber güvenlik uzmanları, Windows 7'nin kullanımı halinde dijital güvenlik risklerine dikkat çekti. Windows 7, Ekim 2009’da kişisel bilgisayarlarımızda yerini aldığında, önceki Işletim Sistemi olan Vista’dan farklı olarak sıcak bir şekilde karşılanmıştı. Son derece popüler olan işletim sistemi 630 milyonun üzerinde lisans satışı gerçekleştirdi ve beraberinde birçok yenilik getirdi. 10 yıl destek verdikten sonra 14 Ocak 2020 tarihi itibarıyla Microsoft, genişletilmiş desteğine son vererek bu işletim sistemini resmen emekli etti. Windows 7, Türkiye’de ikinci sırada Ancak Windows 7, yüzde 26’lık pay ile Windows pazarında önemli bir paya sahip ve bu, milyonlarca ev kullanıcısını da içeriyor. Türkiye’ye baktığımızda ise bu pay yüzde 36’ya çıkıyor. Peki Windows 7’nin kullanım ömrünün sonuna gelmesi, hâlâ bu işletim sistemini kullananlar için ne anlama geliyor? Kolay bir hedef haline gelebilirsiniz Antivirüs ve internet güvenliği kuruluşu ESET’e göre, her şeyden önemlisi bu gelişme bilgisayarınızı daha savunmasız bırakmak anlamına geliyor. Microsoft artık Windows 7’ye destek vermiyor. Yani artık ne güvenlik güncellemeleri, ne de Microsoft müşteri hizmetlerinden teknik destek alamayacaksınız. Microsoft, Windows 7 kullanmanızı engellemeyecek ve siz de internette gezinip e-postanıza erişebileceksiniz ama tüm bunlarda sorumluluk tamamen kullanıcıya ait olacak. Siber hırsızlar güvenlik açığı bulabilirler Güvenilir bir güvenlik çözümünün en son sürümünü kullandığınızı söyleyebilirsiniz. Sizi doğru siber güvenlik alışkanlıklarınızdan dolayı takdir ediyor olsak da, ne yazık ki, kötü niyetli aktörler işletim sisteminde yeni bir güvenlik açığı bulduğunda, bu soruna dönüşebilir. Güvenlik açığını bulup suistimal edebilirlerse, savunmasız makinelere her türlü kötü amaçlı yazılımı yükleyebilir ve çok büyük hasarlara yol açabilirler. Yama almayan sistemler risk altına girer Teknoloji standartlarına göre, makineniz bundan sonra yama almayacak ve Microsoft tarafından yok sayılacak. Üzerinde çalışan yazılım, geliştirici aksi yönde bir karar alıncaya kadar güncelleme alabilir ve bundan dolayı da çalışmaya devam edebilir. Ancak işletim sisteminin kendisi ise, artık çeşitli kötü amaçlı yazılımlara ve diğer tehditlere karşı daha savunmasız hale geldi. Yama almayan makineleri risk altında bırakabilecek kötü amaçlı kod örnekleri arasında pek çok fidye yazılımı veya casus yazılımlar bulunuyor. Yama almayan işletim sistemlerini kullanan bilgisayarlar kesinlikle darbe alacak diyemeyiz ama daha kolay hedefler haline gelecek. Peki seçenekleriniz neler? Basitçe ifade etmek gerekirse, sisteminizi sonunda yükseltmeyi düşünmelisiniz. Yükseltme giderlerini üstlenmek, sizi pahalıya patlayacak bir siber saldırının bedelini ödemekten kurtarabilir. İşe olumlu tarafından baktığınızda, başka bir sisteme geçiş yapmayı düşünüyorsanız bundan daha iyi bir fırsat olamaz. Aralarından seçim yapabileceğiniz çok sayıda seçeneğiniz var. Ubuntu, ElementaryOS gibi sistemler sunan Linux’u tercih edebilirsiniz. Yaratıcı bir tarafınız varsa ve sisteminizi yapılandırma işine bulaşmayı pek istemiyorsanız bir macOS makinesi satın almayı düşünebilirsiniz. Elinden her iş gelen bir kullanıcıysanız Windows 10’a yükseltmek size uygun olabilir. Aralarından seçim yapabileceğiniz çok sayıda seçenek var. Yapmanız gereken, gereksinimlerinize en uygun olanı seçmek. Doğru adım On yaşında ve artık destek verilmeyen bir işletim sistemini kullanmaktan vazgeçmek, doğru yönde atılan ilk adımdır. Ama desteklenen bir işletim sistemi kullanıyor olsanız da siber güvenlik önlemlerinizi her zaman almanız gerekiyor. Sisteminizi yamamayı asla hafife almayın. Bu, sizi WannaCry gibi tehditlerden koruyabilir. Bununla birlikte cihazınızda her zaman siber dünyadaki varlığınızı korumanıza katkıda bulunacak tanınmış bir güvenlik çözümü bulundurun.
  7. 80072efe sorunu genel olarak Windows 7 sisteminin yüklü olduğu bilgisayarlarda manuel bir güncelleme yapmaya çalışma durumunda ortaya çıkan bir sorundur. Bu problem Windows Update aracısının eski olmasından dolayı güncelleme yapamamaktadır. Sizin için 80072efe hatasının ne olduğunu ve bu sorunun nasıl düzeltilebileceğini derledik. 80072efe sorunu günümüzde en sık karşılaşılan problemlerden bir tanesini meydana getirmektedir. Bu sorunun çözülebilmesi için birkaç yöntem mevcuttur. WİNDOWS UPDATE80072EFE HATASI NEDİR? Windows Update Error 80072Efe Hatası “dosya erişilemez” genellikle çalışma vakti hatası şeklinde isimlendirilmektedir. Windows Update ve benzeri yazılımların söz konusu olması durumunda, mühendisler bahsedilen hataları mümkün olabilen en kısa bir süre içerisinde ayıklamaya çalışmak adına çeşitli araçlar kullanabilmektedirler. 80072efe hatası en sık rastlanılan sorunlardan bir tanesidir. 80072EFE HATASI NASIL DÜZELTİLİR? Windows 7 güncelleştirmelerinin yüklenme sırasında alınmakta olan 80072efe ya da 80072f76 hatalarının çözümleri için şu yöntemler uygulanmaktadır: Böyle bir sorun mevcut ise bilgisayara rootkit bulaşmış olabilmektedir. TDSS Truva atı bu duruma sebep olabilmektedir. Bunun için ilk önce TDSS temizleyicisi indirilmelidir. TDSS killer çalıştırılır ve yönergeler takip edilir. Bilgisayar bir kez daha başlatılır. Daha sonra Windows 7 güncelleştirmelerinin kontrol edilmesi gerekmektedir. Bu işlemlerin sonucunda sorunun düzelmiş olması gerekmektedir. 80072EFE WİNDOWS UPDATE HATASI NASIL ÇÖZÜLÜR? Windows 7 mevcut güncelleştirmeleri denetleme esnasında Windows Update 80072efe ya da 80072f76 hatası alınıyor ise bunun sebebi bilgisayar ile Windows Update sunucularının arasında bulunan bağlantının kesintiye uğraması olabilmektedir. Bunun için ilk olarak Windows Update'in kapatılması gerekmektedir. 10 ile 15 dakika beklenmelidir ve ardından Windows Update'i bir kez daha çalıştırmak gerekmektedir. Normal şartlarda Windows 7 güncelleştirmesi yükleme esnasında 80072efe ya da 80072f76 hatası alınıyor ise bu işlemden sonra düzelmesi gerekmektedir.
  8. İlk olarak video oyunlarının sadece grafiklerden ibaret olmadığını hatırlatmak isterim. Oyunu oyun yapan şey aslında oyuncuyu içerisine çeken atmosferidir. Bu bağlamda tabii ki bazı araç gereçlere de ihtiyaç duyulabilmekteyiz. Özellikle son zamanlarda bazı oyun stüdyolarının oyuncuları kulaklıkla oynamaları konusunda uyardığını belirtelim. Çevre sesleri ve oyuniçi özenle oluşturulan ses efektlerini haliyle yapımcılar oyuncuya tam olarak aktarmaya çalışmakta. Eh ortada bir emek var sonuçta ve bu emek karşılığında oyuncuları etkilemek ilk aşamada beklenilen bir durum yapımcılardan. Peki ülkemizde kulaklık kültürü ne kadar yaygın? Özellikle PC tarafından bu sorunun pek yaşanmadığını biliyoruz ama konsol kesimi? Fiyat/performans ürünü Bu konuda her ne kadar konsolların destek sunduğu kulaklıkların sayısı az olsa da ya çok pahalılar ya da oyuncuya beklenilen kaliteyi sunamıyorlar. Peki ya size bütçe konusunda boyunuzu aşmayacak ancak bütçesine göre de oldukça kaliteli bir deneyim sunan Logitech G231 Prodigy oyuncu kulaklığından bahsetsem? Oyunlar yalnızca grafikten ibaret değildir demiştik yazımızın ilk başında da. Ses görüntüyü tamamlayan bir elementtir kesinlikle. 40 mm’lik neodimyum sürücüler kullanan G231, baştan sona oyun atmosferinden kopmamanızı sağlayan yüksek kaliteli stereo ses özelliği sunmakta öncelikle. Bir kulaklığın belki de en önemli etkenlerinden biri yalıtımdır bunu unutmamak gerek. Eh haliyle oyunculuk uzun seanları da beraberinde getirmektedir. Logitech G231 Prodigy zor şartlara dayanıklı Kesintisiz oyun seansları haliyle ısı ve teri de beraberinde getiriyor. G231 kulaklık yastıklarını, saatlerce kullanım sonrasında dahi konforlu ve yumuşak hissini koruması için spor performans kumaşıyla kaplanmış durumda. Verilen bütçeye göre sunulan malzeme konusunda Logitech, benden tam puan almayı başardı kesinlikle. Kulaklığın kulağa oturuşu ve dışarıdan gelen ses dalgalarını tamamıyla kesmesi, direkt sizi oyuna odaklamakta. Bu belki de kulaklıkların en dikkat çeken yönleridir. Sesi dışarıdan alıyor mu yoksa almıyor mu? Ya da veriyor mu vermiyor mu? Gelelim kulaklığın ağırlık durumuna. İnce ve hafif bir tasarıma sahip kulaklık ses kalitesinden ödün vermez. Daha hafif ve dengeli yapısı sayesinde oyuna odaklanabilir ve hatta kulaklık taktığınızı bile unutabilirsiniz. Bu konuda da G231 hafifliğini hissettiriyor. Döndürülebilir başlığı ile de kırılmalara ve hasara karşı oldukça iyi önlemler alınmış durumda. Zamanla deforme olan kulaklıklara da böylelikle son diyoruz. Oyun konusunda kulaklık, çalkantılı veya cızırtılı bir ses kalitesi sunmuyor. Denge, daha yüksek ses seviyelerinde biraz bas ağırlıklı olabilir, ancak sesli iletişimi için gerekli olan orta ve üst sesler kolayca fark edilebilir. Bas tepkisi de oldukça iyi. G231’in dezavantajlarından biri ekstra uzun kablosu. Wi-fi bağlatılı olması bir bakıma kullanımı rahatlaştırabilirdi. Aslında bu bir dezavantaj mıdır değil midir o biraz oyuncuyu ilgilendiren bir kısım. Çevrede uzun kablo beni rahatsız etmez diyen oyuncular için bir sıkıntı yok. Renkler ve zevkler ile ilgili kısacası bu. Genel olarak incelememizi toparlayacak olursak: Logitech G231 Prodigy, fiyatına göre oldukça kaliteli bir performans sunan oyuncu kulaklığı. Ancak rakiplerine nazaran sizlere farklı bir şey sunmamakta. Tasarım konusunda da oldukça başarılı olan kulaklık, her kesime hitap edecek bir yapıda olduğunu düşünüyorum. Çok fazla para harcamadan kendinize kaliteli bir oyuncu kulaklığı satın almak istiyorsanız, G231 Prodigy’e şans verebilirsiniz. Ürün, 204 TL'den başlayan fiyat etiketi ile teknoloji mağazalarından satın alınabilir. Gelelim Logitech G231 Prodigy'nin teknik özelliklerine: Ürün klasik olarak 2 yıl garanti desteği sunmakta. Bunun dışında aşağıda vereceğim teknik özelliklerde: yüksekliğinden tutun, gerektirdiği işletim sistemlerine kadar birçok detaya göz atabilirsiniz. Bir sonraki incelemede görüşmek üzere... Logitech G231 Prodigy Sistem Gereksinimleri Windows 10, Windows 8.1, Windows 8 ve Windows 7 Xbox One, PS4 veya PC Analog 3,5 mm kulaklık ve mikrofon konnektörleri veya Analog 4 kutuplu 3,5 mobil mikrofon jackı Bazı Xbox One denetimleri ayrıca satın alınan kulaklık adaptörü gerektirebilir Logitech G231 Prodigy Paket İçeriği Performans tipi oyun kulaklığı PC için mikrofon ve stereo Y ayırıcı kablo Kullanıcı belgeleri Logitech G231 Prodigy Teknik Özellikler Sürücü: 1,6 inç (40 mm) Frekans yanıtı: 20 Hz- 20 Khz Empedans: 32 Ohm Hassasiyet: 90 dB SPL/mW Logitech G231 Prodigy Mikrofonu Mikrofon toplama düzeni: Kardiyot (Tek yönlü) Tür: Basınç Gradyanı Elektret Kondensatürü Frekans yanıtı: 50 Hz- 20 Khz Logitech G231 Prodigy Genel Özellikleri Bağlantı türü: Analog dört kutuplu 3,5 mm fiş Gösterge ışıkları (LED): Yok Kulaklık türü: Stereo kulaklık Tür: Kablolu Ses denetimi: Ses seviye denetimi ve mikrofon sesini kapatma Gürültü önleme: Yok Yükseklik: 189 mm Genişlik: 184 mm Ağırlık: 255 gr Kablo uzunluğu: 2 m Artılar: Fiyatına göre oldukça kaliteli bir ses deneyimi sunması - Kullanımı kolay. Eksiler: Uzun kabloya sahip olması oyuncuları rahatsız edebilir.
  9. Geçtiğimiz günlerde kutusundan çıkardığımız Longline 128 GB SSD harici depolama çözümünü enine boyuna inceledik. Okuma ve yazma hızlarını da test ettiğimiz ürün aynı zamanda cep telefonlarında da kullanılabiliyor. Longline 128 GB SSD harici depolama çözümünü test ettik Sentetik testlerin yanısıra gerçek veri yazma ve okuma testlerinden geçirdiğimiz Longline SSD genel olarak başarılı bir ürün. Farklı senaryolarda okuma ve yazma hızını test ettiğimiz ürünle ilgili aşağıdaki sonuçları bulduk: Birinci senaryo: Depolama çözümü 480 MB tek parça dosyayı 3 saniyede kopyalandı. Aynı dosyayı SSD üzerinden yeniden bilgisayara yine 3 saniyede kopyaladık. Aynı dosya 1 TB USB 3.0 destekli bir diske 9 saniyede kopyalanıyor. İkinci senaryo 4.73 GB tek parça dosya 85 saniyede kopyalandı. Aynı dosyayı SSD üzerinden yeniden bilgisayara 22 saniyede kopyaladık. Üçüncü senorya İçinde 504 fotoğraf ve videonun bulunduğu 1.72 GB yer kaplayan bir klasörü SSD'ye 18 saniyede kopyaladık. Aynı dosyayı SSD üzerinden yeniden bilgisayara 17 saniyede kopyaladık. Sentetik testler Sentetik testlerde 350 MB civarında olan okunma değerleri harici bir diskte 80 MB civarında oluyor. Yukarıda anlattığımız detayların tamamına inceleme videomuzda değiniyoruz. İşte Longline 128 GB SSD harici depolama çözümünün bize sundukları: Longline 128 GB Harici SSD 128 GB kapasite (256/512 GB ve 1 TB seçenekleri de var) 400 MB'a kadar okuma, 300 MB'a kadar yazma hızı USB 3.1 Type C bağlantısı USB 3.1 Type C- Type A dönüştürücü 56 gram ağırlık 70mm x 64mm x 11mm Android ve iOS uyumlu 195 TL
  10. USB bellekler uzun süredir hayatımızda bulunan teknolojiler. Son yıllarda bu USB belleklerin aynı zamanda telefonlarla da kullanıldığına şahit olduk. SanDisk Ultra Dual Drive Type-C tam da bu tarz bir ürün ve hem bilgisayar hem telefon uyumuna sahip. Hem bilgisayara hem telefona: SanDisk Ultra Dual Drive Type-C Bu USB bellek çift taraflı bir mekanizma ile bir ucunda USB Tip C diğerinde ise USB Tip A (standart bilgisayar bağlantısı) bağlantısı ile geliyor. Bize gönderilen sürüm 64 GB depolama kapasitesi sunuyor. Bu ürünün farklı depolama seçeneklerinin olduğunu da belirtelim. Yan yüzde bulunan sürgülü bir mekanizmayı sağa ve sola hareket ettirerek istediğiniz ucu dışarı çıkarıyorsunuz. Sürgü yukarıda kalacak şekilde tuttuğunuzda soldan USB Tip C, sağdan ise Tip A ucu çıkıyor. Anlaşıldığı üzere Tip C bağlantısı bulunan ve Android işletim sistemine sahip telefonlarla birlikte bu ürünü kullanabiliyorsunuz. Boyu sadece 38 mm olan SanDisk Ultra Dual Drive Type-C, taşıması kolay bir USB bellek. Tak çalıştır özelliği ile uyumlu telefonlarda anında kullanabiliyorsunuz. Özel bir sürücü kurulumu gerekmiyor. USB belleğin kullanabildiğimiz alanı ise yaklaşık olarak 57 GB. USB 3.1 bağlantısını kullanan USB bellek (markanın verdiği bilgiye göre) saniyede 150 MB'a kadar okuma hızlarını destekliyor. Bilgisayar üzerinden yaptığım testlerde okuma hızı olarak 125 MB'ı gördüm. Yazma hızını ise 48 MB olarak ölçtük. Markanın verdiği değere yakın bir okuma hızı bulduğumuzu söyleyebiliriz. Telefonda da kullandığımız ürün sayesinde bilgisayara ihtiyaç duymadan dökümanlarımızı yedekledik ve belleğe aktardık. Bu işlemlerin de oldukça hızlı olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca belleğin içinde bir de uygulama geliyor. Memory Zone isimli bu uygulamayı telefonunuza yüklerseniz iyi olur. Zira uygulama telefonda yer açma, kullanılan depolama alanı miktarlarını görme gibi özellikler sunuyor. SanDisk Ultra Dual Drive Type-C kimler kullanmalı? Bu ürün özellikle telefondan dosya aktarmak isteyen, depolama alanı yetersiz kalan kullanıcılar için fayda sağlayabilir. Ayrıca aynı zamanda bilgisayarda da kullanılabiliyor olması cihazın kullanım senaryolarını zenginleştiriyor. SanDisk Ultra Dual Drive Type-C fiyatı USB belleğin fiyatı biz bu testi yaptığımız tarihte 80 TL civarında idi. Fiyatına göre sunduklarının iyi olduğunu söyleyebiliriz. Elbette bu kapasiteye sahip sadece Tip A bağlantısı sunan belleklerin çok daha uygun fiyatlı olduğunu biliyoruz. Ama bu ürün farklı bir özelliği de sunduğu ve telefonlarla da kullanılabildiği için bu fiyatını hak ediyor.
  • Profil Reklam Alanı
  • Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
    Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
×
×
  • Create New...