Jump to content
×
×
  • Yeni Oluştur...

Weblep.Com'a Hoş Geldiniz !

Weblep.Com'da aradığınız herşeyin çok daha fazlasını bulabilirsiniz , forum slayt reklam alanının da ilerleyen tarihlerde içerikler yer almaya başlauyacaktır.

WebLep Hosting ve Tasarım

Weblep.Com'a Hoş Geldiniz !

Weblep.Com'da aradığınız herşeyin çok daha fazlasını bulabilirsiniz , forum slayt reklam alanının da ilerleyen tarihlerde içerikler yer almaya başlauyacaktır.

WebLep Hosting ve Tasarım

Weblep.Com'a Hoş Geldiniz !

Weblep.Com'da aradığınız herşeyin çok daha fazlasını bulabilirsiniz , forum slayt reklam alanının da ilerleyen tarihlerde içerikler yer almaya başlauyacaktır.

WebLep Hosting ve Tasarım

Weblep.Com'a Hoş Geldiniz !

Weblep.Com'da aradığınız herşeyin çok daha fazlasını bulabilirsiniz , forum slayt reklam alanının da ilerleyen tarihlerde içerikler yer almaya başlauyacaktır.

WebLep Hosting ve Tasarım

Weblep.Com'a Hoş Geldiniz !

Weblep.Com'da aradığınız herşeyin çok daha fazlasını bulabilirsiniz , forum slayt reklam alanının da ilerleyen tarihlerde içerikler yer almaya başlauyacaktır.

WebLep Hosting ve Tasarım

  • Profil Reklam Alanı

Samet

Uzman
  • İçerik sayısı

    36
  • Üyelik Tarihi

  • Son ziyaret

  • Kazanılan Günler

    1
  • Ticaret Puanı

    0%

Samet kullanıcısının paylaşımları

  1. Bazı internet kullanıcıları çevrimiçi etkinliklerini gizli bir şekilde gerçekleştirmek, bazı internet kullanıcıları ise yaşadıkları bölgede yasak olan web sitelerine erişim sağlamak için sanal özel ağ ya da sık kullanılan adıyla VPN servislerine başvururlar. Ancak ücretsiz bir şekilde en iyi VPN hizmetini hangi servisin verdiğini bulmak biraz zordur. İşinizi kolaylaştırmak adına 2020'de kullanabileceğiniz en iyi VPN servislerini listeliyoruz. Listemizdeki tüm VPN uygulamalarını ücretsiz kullanabilirsiniz. Bu liste sadece PC kullanıcılarına özeldir, Android ve iOS uyumlu mobil VPN uygulamalarına buradan ulaşabilirsiniz. 1. En iyi VPN servisleri (ücretsiz): VPNPro.com Kimilerimiz internette dolaşırken iz bırakmamak, kimilerimiz önemli işlemler sırasında verilerimizin üçüncü parti kişiler tarafından erişilmesini zorlaştırmak, kimilerimiz ise erişim engeli bulunan sitelere erişim sağlamak için VPN servislerini kullanıyoruz. Pek çok ücretsiz VPN servisi bulunuyor ancak en iyi VPN servisini keşfetmek kolay değil. VPNPro.com, gerçekleştirdiği testler ile en iyi VPN servislerini, neden iyi olduklarını da açıklayarak listeliyor. VPNPro'nun en iyi ücretsiz VPN servisleri listesine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. 2. Surfshark: (Sponsorlu) Surfshark, 60'tan fazla ülkede hizmet veriyor ve milyonlarca kullanıcı için VPN servisi sağlıyor. Binden fazla sunucuya sahip olan Surfshark, bu sayede mümkün olan en yüksek hızı sağlıyor. Kullanıcıların güvenliğini de önemseyen bu VPN servisi, piyasadaki en güçlü şifreleme sistemlerinden bir tanesini kullanıyor. Üstelik Surfshark, kullanıcılar için herhangi bir cihaz kısıtlaması da sunmuyor. Şu sıralar hayır diyemeyeceğiniz bir indirime sahip olan Surfshark'a 24 ay boyunca sadece 1.99 dolar karşılığında satın alabiliyorsunuz. 3. TunnelBear: TunnelBear’ın en iyi yanı üst düzey güvenlik ile kimliksiz web etkinliklerini garanti ediyor olması. Kötü yanı ise sınırlı sayıda sunucusu olduğundan internet hızını ciddi şekilde düşürüyor olması. TunnelBear, kullanıcılara aylık 500MB ücretsiz VPN servisi sunuyor ancak TunnelBear hakkında bir tweet atarak kotayı 1.5GB’a yükseltebiliyorsunuz. 4. ProtonVPN: Gizlilik ve güvenlik konusunda en az TunnelBear kadar iyi olan ProtonVPN, çok daha yüksek internet hızları ile sunuyor. ProtonVPN’in ücretli sürümü biraz pahalı olsa da ücretsiz sürümü, deneme süresi sona erdikten sonra 3 ülkede beş ayrı sunucuya bağlanmanıza izin veriyor. 5. Hotspot Shield: Kısa süre öncesine kadar en popüler VPN servislerinden biri olan Hotspot Shield, kullanıcı gizliliği tartışmaları nedeni ile popülerliğini bir miktar kaybetmiş durumda. Yine de iyi bir VPN servisi arıyorsanız Hotspot Shield’ın 7 günlük ücretsiz deneme sürümüne katılabilirsiniz. 6. Windscribe: Ücretsiz VPN servisleri arasında belki de en iyi hizmeti Windscribe sunuyordur. Zira servis, 10 farklı ülkeye yüksek hızlı erişim ve 10GB kota ile ücretsiz sürüm olduğunu unutturacak bir VPN servisi vadediyor. 7. NordVPN: NordVPN’in en dikkat çeken özelliği son derece basit ve kullanışlı bir kullanıcı arayüzüne sahip olması ve en üst seviye kullanıcı güvenliği sağlamak için ek güvenlik araçlarına sunması. En iyi VPN servislerinden biri olan NordVPN’in 7 günlük ücretsiz deneme sürümü bulunuyor. 8. ExpressVPN: VPN dünyanın tecrübeli oyuncularından olan ExpressVPN, kullanıcılara yüksek hızlı anonim web deneyimi vadediyor. 30 günlük ücretli bir deneme sürümüne sahip olan ExpressVPN, memnun kalmayan kullanıcılarına paralarını iade ediyor. 9. IPVanish: IPVanish, kullanıcılara servisi özelleştirmek için pek çok farklı seçenecek ve ayar sunar. Bu da servisi en iyi şekilde kullanmak için kısa bir öğrenme süreci geçireceğiniz anlamına geliyor. Servis genel olarak ortalama bir kalite sunuyor. Ne yazık ki IPVanish’in yalnızca 3 günlük deneme sürümü bulunuyor.
  2. Satranç, M. S. 6. yüzyılda Leccac isimli bir gezgin tarafından bulundu. Önce İran ve çevresinde, sonra tüm dünya genelinde yayılan satranç, günümüzde, en popüler spor dallarından biri olarak kabul edilmektedir. Satranç sözcüğü Farsçada ''şetreng'' şeklinde yazılır. Bu oyunda yer alan şah padişahı, at süvarileri, piyonlar ise askerleri simgeler. Satranç Kuralları Nelerdir? 1- Oyuna her zaman beyaz taşlar başlar. 2- Her oyuncunun 16 taşı vardır. Bunlardan sekizi piyondur ve önde yer alır. 3- İki taş aynı karede yer alamaz. 4- Her oyuncu sıra ona geldiğinde hamle yapmak zorundadır. 5- Satranç oyununda süre sınırlaması yoktur. Ancak 1962 yılından itibaren uluslararası satranç turnuvalarında oyunculara süre sınırlaması getirilmiştir. 6- Oyundaki en değerli taş şahtır. Oyunda temel amaç rakip oyuncunun şahını ele geçirmektir. Şah, tehdit altındaysa rakip oyuncu ''Şah'' demek zorundadır. Şah hangi yöne giderse gitsin mat ediliyorsa oyuncu ''şah mat'' der ve oyun biter. Satranç Oyunu Nasıl Oynanır? Satranç oyununda her taşın kendine özgü hamleleri vardır. Vezir ve şah en güçlü taşlardır. Amaç şahı korumak ve rakip oyuncunun şahını mat etmektir. Bunun için oyuncular, rakibin bir sonraki hamlesini düşünerek hamle yapmak zorundadır. 15 asırlık bir geçmişe sahip olan satrançta beyaz ve siyah renkli taşlar bulunur. Günümüzde satranç kurallarında birtakım değişikliklere gidilmiştir. Önceleri rakip oyuncuyu ''Şah'' diyerek uyarmak zorunlu iken, bugün böyle bir zorunluluk yoktur. Oyuncu şahının tehlikede olduğunu kendisi fark etmeli ve yapacağı hamlelerle onu korumalıdır. Satranç oyunu bir oyuncunun şahı alınana kadar devam eder. Satranca yeni getirilen kurallardan bir diğeri ise 50 hamle kuralıdır. Eğer 50 hamle boyunca şah alınmaz ise oyun berabere biter. Bu kuralın amacı satrancı kısır döngüden kurtarmaktır. Satrançta beraberliğe Pat adı verilir. Hangi Taş Nasıl Gider? 1- Piyon: Piyonlar sadece başlangıç konumundayken 2 kare gidebilir. Bunun dışında sadece 1 hamle ileri ya da yan gidebilen bu taşlar her oyuncuda 8 tane bulunur. 2- At: L şeklinde gider. 3- Fil: Çapraz gider. 4- Kale: Kale, sağa sola, ileri ve geri gidebilir. 5- Vezir: Vezir, at haricinde tüm taşlar gibi gidebilir. Kale gibi düz, fil gibi çapraz giden vezir, satrançtaki en güçlü taştır. 6- Şah Şah sağa, sola, ileri, geri ve çapraz gidebilir. Ancak başka taşların üstünden atlayamaz.
  3. Para kazanmanın giderek zorlaştığı bir ortamda hem Türkiye hem de dünyada genel bir kaygı oluşmaya başladı. Zira bir dönemlerin en çok kazandıran meslekleri artık unutulmaya yüz tutmuş durumdayken, bazı sektörler ise her geçen gün biraz daha parlamaya başlıyor. Yapılan yeni bir araştırma ise Türkiye'de şu sıralar en çok kazandıran mesleklerin hangileri olduğunu gözler önüne seriyor. Aslına bakacak olursak esas mesele, çok para kazanmaktan ziyade sevdiğin işi yaparak para kazanmak. Ancak mevcut şartlar, ne yazık ki böylesi bir durumun önüne geçiyor. Hal böyle olunca da ülkemizdeki gençler, sevdikleri işten ziyade çok para kazanacakları mesleklere yönelmeye başlıyorlar. Şayet yakın bir gelecekte meslek edinmek için tercihlerde bulunacaksınız, aşağıda bahsedeceğimiz sektörleri gözden geçirmenizi tavsiye ederiz. İşte Türkiye'de en çok para kazandıran meslekler Noterlik: 300 bin TL Yazılım mühendisliği: 250 bin TL Sigorta uzmanlığı: 150 bin TL Eczacılık: 150 bin TL Avukatlık: 150 bin TL Pilotluk: 150 bin TL Doktorluk: 130 bin TL Yönetim danışmanlığı: 125 bin TL Petrol mühendisliği: 100 bin TL Mali müşavirlik: 80 bin TL Yapılan araştırmalara göre Türkiye'nin en çok kazandıran mesleği, noter olmak. Yarı özel yarı devlet olarak hizmet vermekte olan noterler, Türkiye'de adeta para basıyorlar. Elbette her noter az sonra açıklayacağımız kadar kazanmıyor ancak özellikle de birinci sınıf ve merkezi lokasyonlarda hizmet veren noterler, yıllık ortalama 300 bin TL gibi ciddi anlamda tatmin edecek seviyelerde para kazanıyorlar.
  4. Maç biletinizi nasıl mı alacaksınız? Çok kolay! www.passolig.com.tr web sitesinden veya Passo Mobil Uygulaması’ndan Passolig Kart başvurunuzu tamamlayın. Artık Passolig Kartınıza para yükleyerek dilediğiniz maça biletinizi alabilirsiniz. 14 Nisan 2014’te yürürlüğe giren 6222 sayılı “Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun” uyarınca Passolig Kart sahibi olmadan stadyumlara giriş yapılamamaktadır. Maç biletinizi www.passo.com.tr sitesinden, Passo Mobil Uygulaması’ndan, N Kolay İşyerleri’nden ve N Kolay İşlem Merkezlerinden satılmaktadır. passo.com.tr sitesinden bilet almak için; Maç biletinizi almak için www.passo.com.tr sitesine girin. www.passo.com.tr sitesinde “üye ol”a tıklayarak bir defaya mahsus üyeliğinizi oluşturunuz. Bunun için www.passolig.com.tr sayfasında kart almak için kullandığınız TC kimlik numaranızı ve cep telefonu numaranızı kullanınız. Üyeliğinizi oluşturdunuz. Artık istediğiniz maçın biletini www.passo.com.tr'deki yönlendirmeleri takip ederek kolaylıkla alabilirsiniz. Passo Mobil Uygulaması’ndan Bilet Almak için; Passo Mobil Uygulaması’nı Apple Store ya da Google Play’den telefonunuza indirin. Passo üyeliğinizi oluşturun ya da www.passo.com.tr için oluşturduğunuz üyelik bilgileriniz ile uygulamaya giriş yapın. Artık maç biletinizi alabilirsiniz. N Kolay’dan bilet almak için; Size en yakın N Kolay İşlem Merkezi ya da N Kolay İşyerine www.nkolayislem.com.tr sitesinden ulaşabilirsiniz. Dilediğiniz N Kolay noktasına gidin, maç biletinizi kolayca alın. www.nkolayislem.com.tr Bilet almak için Passolig Kartınızın başvurusunu tamamlayıp, ödemesini gerçekleştirmeniz yeterlidir. Passolig Kartınız elinize ulaşmamış olsa da kartınıza para yükleyebilir, passo.com.tr veya Passo Mobil Uygulaması üzerinden bilet alabilir ve maç günleri stadyum gişesinden alacağınız Tek Geçişlik Pass kartınızla ya da Passo Mobil Uygulaması’nı kullanarak maçlara giriş yapabilirsiniz.
  5. iPhone 12 mini'ye 1649 TL'lik indirim! İşte 2022 Mart fiyat listesi.... Turkcell Pasaj'da iPhone zamlarından sonra büyük indirim yapıldı! Tam 1649 TL! İşte 2022 Mart fiyat listesi.... Geçen hafta Apple, ürünlerine büyük zamlar yapmıştı, ardından ise pek çok insan iPhone almayı artık hayal olarak görmeye başladı. Durum böyle olunca da iPhone satışı yapan şirketlerin satışlarında azalmalar yaşandı. Satışlarında düşüşler yaşayan firmalar da satışları arttırmak için indirim yapma yoluna gitti. Bu firmalardan biri Turkcell Pasaj oldu. Turkcell Pasaj'da indirim uygulanan cihaz iPhone 12 mini oldu. indirimden yararlanmak için tek yapmanız gereken iPhone 12 mini'yi Turkcell Pasaj'ın web sitesi üzerinden satın almak. iPhone 12 mini küçük telefon severler için üretilmiş bir cihaz özellikleri iPhone 12 ile benzerlik gösteriyor. iPhone 12 mini 5.4 inç büyüklüğünde Super Retina XDR OLED ekrana sahip. Corning Ceramic Shield Glass ekran dayanıklılığı sayesinde çoğu darbeden hasar almadan kurtulabiliyor. İşlemci olarak Apple A14 Bionic çip kullanıyor. Ekran Özellikleri HDR Çizilmeye Dirençli Cam Oleophobic Coating DCI-P3 Renk Uzayı HDR10 Multi Touch Dolby Vision Çerçevesiz Tasarım Çentikli (Notch) HLG Super Retina XDR Display True Tone Ekran 2.000.000:1 Kontrast Oranı (Tipik) 625 cd/m² (nit) Parlaklık 1200 cd/m² (nit) Parlaklık (Maksimum) Kamera Özellikleri Focus Pixels Otomatik Odaklama Portre Modu (Bokeh) Phase Detect Auto-Focus (PDAF) Depth of Field (DOF) Safir Kristal Objektif Kapağı HDR Live Photos Panorama Otomatik odaklama Sesli komut Yüz Algılama Elle Odaklama Coğrafi konum etiketleme Kırmızı Göz (Red-eye) Düzeltme Seri Çekim (Burst) Modu Zamanlayıcı 1.4µm Piksel 6 Elementli Lens İkinci Arka Kamera Özellikleri Ekstra Geniş Açı Ekstra Geniş Açı (120°) 5 Elementli Lens Video Kayıt Özellikleri Coğrafi Konum Etiketleme Dolby Vision Kayıt HDR Optik Görüntü Sabitleme (OIS) Stereo Ses Kaydı Sürekli Otomatik Odaklama Time-lapse (Hyperlapse) Video Kayıtta Fotoğraf Çekme Video Yakınlaştırma Yavaş Çekim Video Kayıt (Slow motion video) Yüz Algılama Ön Kamera Özellikleri Dolby Vision Kayıt Portre Modu TrueDepth Camera HDR Sanal Flaş Yavaş Çekim (Slow Motion) Video Kayıt Time-Lapse Zamanlayıcı (self-timer) Animoji Back-illuminated Sensor (BSI) Dijital görüntü sabitleyici (EIS) Live Photos Pozlama Kontrolü Seri Çekim (Burst) Modu Yüz Algılama 1080p @ 120fps Kayıt Batarya Kapasitesi 2227 mAh Hızlı Şarj Var Hızlı Şarj Gücü (Maks.) 20 W Hızlı Şarj Özellikleri Hızlı Şarj (20W) Kablosuz Şarj Var Kablosuz Şarj Özellikleri Kablosuz Hızlı Şarj Kablosuz Şarj (7.5W) MagSafe ile Kablosuz Hızlı Şarj (15W) Sensörler Barometre Jiroskop Pusula Yakınlık Sensörü Ortam Işığı Sensörü İvmeölçer Servis ve Uygulamalar AirPlay Apple Pay Arttırılmış Gerçeklik (Augmented Reality-AR) Uyumu Dolby Atmos Ekran Yansıtma (Screen Mirroring) Face ID FaceTime Gürültü Önleyici 2 Mikrofon iCloud Drive MagSafe Siri Yüz Tanımlama Yüz Tanımlama (3D)
  6. Dünyada en çok satılan telefonlar belli oldu! Listeyi görünce çok şaşıracaksınız! İşte 2022 Mart fiyat listesi... Dünya üzerinde en çok satışı gerçekleştirilen ilk 10 akıllı telefon belli oldu, zirveye ise Apple değil başka bir marka geçti! Görünce şok olacaksınız! İşte en çok satılan ilk 10 telefon ve 2022 Mart fiyat listesi... 2021'de Çok Satılan İlk 10 Telefonun Mart 2022 Fiyat Listesi Galaxy A12 fiyatı: 3 bin 199 lira iPhone 12 fiyatı: 17 bin 499 lira iPhone 13 fiyatı: 18 bin 999 lira iPhone 11 fiyatı: 12 bin 999 lira Redmi 9A fiyatı: 2 bin 525 lira iPhone 12 Pro Max fiyatı: 26 bin 675 lira iPhone 13 Pro Max fiyatı: 27 bin 999 lira iPhone 12 Pro fiyatı: 22 bin 499 lira iPhone 13 Pro fiyatı: 24 bin 999 lira Galaxy A02 fiyatı: 2 bin 521 lira
  7. Tiktok Keşfet Etiketleri - Tiktok Popüler Etiketler (Güncel) Türkçe tiktok etiketleri ve popüler tiktok etiketleri için, tiktok keşfete düşme etiketleri ve tiktok keşfete çıkma etiketlerini denemek ister misin? Tiktok keşfet etiketleri kullanıcıların videolarını keşfete çıkarmak için altına yazdıkları etiketlerdir. Tiktok keşfete düşme etiketleri güncel olarak sitemizde bulunmaktadır. Tiktok fenomenleri videolarını keşfete çıkartmak için en çok kullandıkları tiktok keşfet etiketlerini sizler için listeledik. En popüler tiktok keşfet etiketleri sadece medyamagaza.com'da. Tiktok keşfete düşme etiketleri kullanmak oldukça önemlidir. Paylaşacağınız videonun içeriğine göre değişen tiktok’ta keşfete düşüren etiketler ile keşfete çıkmaya başlayın. Tiktok keşfet etiketleri ile hayran kitlenizi arttırmak artık çok kolay. En çok kullanılan tiktok keşfet etiketleri ve en etkili tiktok keşfet etiketleri ile tiktok'ta keşfete çıkmak artık mümkün Popüler Türkçe Tiktok Keşfet Etiketleri #Keşfet #keşfetedüşme #keşfetedüşsün #keşfettürkiye #keşfetbenitiktok #medyamagaza #keşfetbeniöneçıkar #kesfeteal #keşfetteyiz Tiktok Keşfet Etiketleri Pubg #pubg #pubggammer #pubgmobile #pubggg #pubgtürkiye #pubgtiktok #pubglite #medyamagaza #pubgtroll #pubgteam Tiktok Keşfet Etiketleri Araba #araba #arabavideoları #arabalar #arabamuzik #arabapiyasasi #arabam #arabasnapleri #medyamagaza #arabakazalari Tiktok Keşfet Alan Eğlence Etiketleri #eğlence #eglenceli #eglencelivideolar #eglencelivideo #eglencetiktok #medyamagaza #eglencemerkezi #eglencemeglence Tiktok Keşfetlik Yemek Etiketleri #yemek #yemekneredeyenir #yemektarifleri #yemekfilozofum #yemektarfleri #medyamagaza #yemektarifi #yemekvideoları Tiktok’ta Keşfet Alan Komik Video Etiketleri #komikvidolarim #komikvideo #komikvideolar #komiksesler #komikvideolar #komikdanslar #medyamagaza #komik #komiko Tiktok Keşfet Etiketleri İslami #islam #islami #peygamber #peygamberefendimiz #kuran #iman #müslüman #kuranıkerim Tiktok Fenomen Keşfet Etiketleri #fenomen #fenomenailesi #fenomenhouse #fenomenler #fenomenal #fenomeno #medyamagaza #fenomenyenge Tiktok Keşfet Alan Şarkı Etiketleri #şarkı #şarkılar #şarkıfm #şarkısözleri #şarkısözlerimiz #şarkıkapışması #şarkısöyle #music #karaoke #slow #keşfetbenial Tiktok Takipçi Arttıran Keşfet Etiketleri #takipcikazan #takipleşelim #takipçi #takipçikasma #takipçihilesi #takipçiarttırma #takipçiarttır #takipçikazandıran #takipçim Futbol İçin Tiktok Keşfet Etiketleri #futbol #fulbolista #futlboldunyasi #fulboll #fenerbahçe #galatasaray #beşiktas #trabzonspor #ronaldo #derbimaçı Doga İçin Tiktok Keşfet Etiketleri #doga #manzara #orman #yagmur #şelale #dag #sky #kamp #deniz #güneş #plaj #zirve #nature Güncel Tiktok Keşfet Etiketleri 2022 #2022 #newyear #2022makeawish #2022goals #keşfet2022 #tiktok2022 #yeniyıl #yeniakımzamanı #yeniyılda Global Tiktok Keşfet Etiketleri #followers #tiktok #ТИК Так #keşfet #обнаружить #يكتشف #keşfetbenial #kashf qilish Tiktok Keşfet Etiketleri Kpop #kpop #bts #blackpink #lisa #jisoo #blink #jennie #exo #korea #kimjisoo #rosé #blackpinkjisoo Tiktok'ta Keşfete Çıkaran Etiketler Tiktok keşfet etiketleri tiktok videolarınızı kolay ve hızlı bir şekilde keşefte düşürmek için oluşturulan bir hizmettir. Ücretsiz tiktok keşfete düşme hilesi arayan kullanıcıların en çok kullandığı yöntem keşfet etiketleridir. Tiktok'ta keşfete çıkartan etiketler ile tiktok videolarınızı kolay bir şekilde keşfete düşürmek son derece kolay bir hale gelmiştir. Tiktok keşfet etiketleri hizmetimiz ile sende ücretsiz ve şifresiz tiktok keşfet etikletlerini keşfederek etiketleri kullanmaya başla! En etkili tiktok keşfet etiketleri sayesinde tiktok'ta videolarınızı sorunsuz ve güvenli bir şekilde keşfete taşıyabilirsiniz. Tiktok videolarınızı daha çok kişinin görmesi için tek yapmanız gereken yukarıda bulunan etiketlerden size uygun olanı seçerek videonuza eklemek! Tiktok videolarınızı keşfete düşürmek için tiktok keşfet etiketlerimizi kullanmaya başlayın. Tiktok Keşfet Etiketleri ile Keşfete Nasıl Düşülür? Tiktok keşfete düşmek kullanıcıların fenomen bir hesap olması için çok önemlidir. Tiktok’ta para kazanmak isteyen kullanıcıların videolarını keşfete düşürmeleri gerekmektedir. Tiktokta keşfete dusuren etiketler ile videolarınızı keşfet bölümüne çıkartmak oldukça kolaydır. Kesfete dusmek için etiketler tiktok uygulamasında fenomen olmanızı sağlayacak önemli bir etmendir. Tiktok etiketleri 2020 ile kullanıcılarımıza en etkili Tiktok keşfet etiketleri hizmeti sunduk. Tiktok etiketleri 2021 yılında güncellenerek kullanıcılarımıza hizmet vermeye devam etmektedir. Tiktok keşfete düşme etiketleri arayan kullanıcılar için en güvenilir ve etkili hizmet sadece medyamagaza.com adresinde. Tiktok keşfet etiketleri ile keşfete çıkmak için yapılması gerekenler; Tiktok keşfet etiketleri (güncel) için medyamagaza.com adresine gidin. Sitemizde bulunan tiktok keşfete düşme etiketleri sayfamıza gidin. Tiktok kesfete dusmek için etiketler bölümünden videonuza uygun etiketleri seçin. Tiktok etiketleri 2021 hizmeti ile seçtiğiniz hashtagleri videonuzun altına yapıştırın. Tiktokta kesfete dusuren etiketler ile videonuzu keşfete çıkartmak işte bu kadar basit! Tiktok etiket hizmetimizi kullanarak videonuzu hızlıca keşfete taşıyın. Tiktokta keşfete düşme etiketleri 2021 hizmeti sadece medyamagaza.com adresinde. Keşfete düşmek için etiketler tiktok uygulaması için kullanıcıların en çok aradığı hizmettir. Fenomenlerin en çok kullandığı tiktok etiketleri ile videolarınızı keşfete çıkartmanız çok daha kolaydır. Medyamagaza.com tik tok keşfet etiketleri ile takipçi kasma hizmetinin yanı sıra takipçi sayınızı kolayca arttırabileceğiniz birçok yöntem sunmaktadır. Tiktok'ta keşfet bölümüne çıkmak ve tiktok keşfet etiketleri ile paylaşımlarınızı daha çok kişinin görmesini sağlamak için sitemiz üzerinde bulunan hizmetlerimizi inceleyebilirsiniz. Popüler Tiktok Keşfete Düşme Etiketleri 2022 (Güncel Hashtagler) Tiktok kullanıcıları videolarını keşfete düşürmek için en etkili keşfet etiketlerini aramaktadır. 2022 yılına girdiğimiz şu günlerde en çok kullanılan ve yeni algoritmalara göre en hızlı keşfete düşüren hastagleri sizler için yukarıda belirttik. Tiktok keşfet etiketleri 2022 ile yeni yılda videolarınızı keşfete kolayca çıkartabilirsiniz. Tiktok keşfet etiketleri videonuzun içeriği ile alakalı olarak birçok kategoriye ayrılmıştır. Paylaşacağınız videonun içeriğine göre size en yakın olan etiketleri seçebilir ve videolarınızı keşfete çıkartabilirsiniz. 2022 yılında kolayca keşfete düşüren etiketler ile videolarınızı hemen keşfete taşıyın. Tiktok videolarınızı daha çok kişinin görmesi için hazırlanmış alakalı hashtagler ile sende keşfette kendini göstermeye başla! Sitemiz üzerinden Tik tok keşfete düşme etiketleri hizmetinin yanı sıra takipçi arttırma hizmetinide kullanabilirsiniz. Tiktok takipçi, beğeni ve izlenme sayınızı güvenli ve hızlı bir şekilde arttırmak için sitemizi ziyaret edin. Tiktok Keşfet Etiketleri Nedir? Tiktok keşfet etiketleri, tiktok videolarınızı keşfete düşürmek için kullanabileceğiniz hashtaglere verilen isimdir. Tiktok keşfet etiketleri 2022 yılında aktif bir şekilde kullanılabilen etkili bir keşfete düşme yöntemidir. Tiktok'ta keşfete düşüren etiketler ile tiktok videolarınızı keşfete çıkartmaya kolayca başlayabilirsiniz. Tiktok keşfet etiketleri nelerdir? Tiktok'ta keşfete düşüren etiketler nedir? Gibi sorularınızın yanıtına yazımız üzerinden kolay bir şekilde ulaşabilirsiniz. Tiktok keşfet etiketlerini kullanarak videolarınızı keşfete düşürmeye başla! Tiktok Keşfet Tagları Tiktok keşfet tagları ya da diğer adıyla tiktok keşfet etiketleri tiktok kullanıcılarının en çok kullandığı hizmettir. Tiktok keşfet heştekleri 2022 yılında en çok aranan sosyal medya hizmetlerinden birisidir. Tiktok keşfet tagları ile videolarını keşfete düşürmek isteyen kullanıcılar medyamagaza sitesini sıkça ziyaret etmektedir. Tiktok en iyi keşfet etiketleri sitemiz üzerinden kullanıcılara ücretsiz bir şekilde sunulmaktadır. Tiktok keşfet için etiket arayan kullanıcılar sayfamız üzerinde belirtilen etiketler sayesinde kolay ve güvenilir bir şekilde keşfete çıkabilmektedir. Güncel tiktok keşfet etiketleri ile videolarınızı keşfete taşımak için Tiktok keşfet taglarımızı inceleyebilirsiniz. En İyi Tiktok Keşfet Etiketleri Tiktok keşfet etiketleri arayan kullanıcılar en iyi ve en etkili tiktok keşfet etiketlerini aramaktadır. Medyamagaza Tiktok global keşfet etiketleri ve tiktok türkiye keşfet etiketleri ile tiktok videolarınız için tüm etiketlere ulaşabilirsiniz. Keşfete kesin düşüren tiktok keşfet etiketleri ile sizde videolarınızı keşfete çıkartmak için yukarıda bulunan etiketleri kullanabilirsiniz. Tiktok keşfet hashtagleri kullanarak tiktok'ta videolarınızı daha çok kişiye göstermek için sizlere sunduğumuz etiketleri inceleyebilirsiniz. Tiktok keşfet tagları 2022 ile videolarınızı keşfete çıkartmaya hemen başlayın. Tiktok takipçi arttırmak için tıklayın; Tiktok Takipçi Satın Al Tiktok keşfet etiketleri, tiktok keşfete düşme etiketleri hizmetimiz için bize ulaşabileceğiniz anahtar kelimeler; Tiktok keşfet etiketleri Tiktok keşfete düşme etiketleri Tiktok kesfete dusmek için etiketler Tiktok etiketleri 2020 Tiktok etiketleri 2021 Tiktokta kesfete dusuren etiketler Tiktokta keşfete düşme etiketleri Tiktok etiket Kesfete dusmek için etiketler tiktok Tiktok etiketleri Tiktokta keşfete düşmek için etiketler 2021 Tiktokta keşfete düşmek için etiketler 2020 Tiktok keşfet etiketleri 2021 Tiktok keşfet etiketleri pubg Tiktok keşfet etiketleri araba Tiktok keşfet etiketleri 2020 Tiktok keşfet hashtagleri Tiktok etiketleri 2022 Tiktok keşfet etiketleri 2022
  8. Yapımı için malzemeler Hamur için: 1 yumurta 1 su bardağı su 1 çay bardağı sıvı yağ 2 kaşık tereyağı 3 çorba kaşığı yoğurt 2 çorba kaşığı sirke Kabartma tozu 1 çay kaşığı tuz 6 bardak un Açmak için: Buğday nişastası Şerbeti için: 5 bardak şeker 6 bardak su Birkaç damla limon suyu İçi için: 500 gram fıstık içi El açması baklava tarifi Nasıl yapılır? Öncelikle baklava yapımında tatlının şerbetini su ve şekeri bir tencerede kaynatıp hazırlayın. Kaynadıktan sonra kısık ateşte 30 dakika daha kaynatıp soğumaya bırakın. Hamur malzemelerini derin bir kabın içinde karıştırıp, hamuru yoğurun. Dinlenen hamurdan 8 tane beze elde edin. Tezgaha hafif nişasta serperek açabileceğiniz en ince şekilde açın. Fazla nişastayı yufkanın üzerinden atın ve oda sıcaklığında açılan yufkaları 10-15 dakika bekletin. Ardından tepsinin tabanını yağlayın. Açtığınız yufkaların 4 tanesini üst üste koyun. Daha sonra üzerine bolca fıstık ilave edip diğer katlarını da koyun. Baklavanızı dilediğiniz gibi dilim dilim kesin. Üzerine eritilmiş tereyağını da gezdirin. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında üzeri kızarıp içi pişene kadar yaklaşık 40 dakika pişirin. Fırından çıkardığınız baklavanın üzerine şerbeti gezdirin. Afiyet olsun.
  9. En Kolay Yaş Pasta Tarifi Ve Yapılışı - Püf Noktalarıyla Evde Hızlı Ve Lezzetli Yaş Pasta Nasıl Yapılır? Doğum günlerinin olmazsa olmazı yaş pasta, pasta çeşitlerinin şahı olarak bilinir. Çay ve misafir sofralarının vazgeçilmez tatlılarından olan yaş pasta un, süt, şeker, sıvıyağ ve kakaoyla yapılıyor. Birçok farklı çeşidi olan pastanın en lezzetli hali yaş pastadır. Yaş pastayı misafirleriniz için hazırlayabilirsiniz. Çocukluğumuzdan beri severek tükettiğimiz yaş pasta size tadıyla leziz bir deneyim sunuyor. Yaş pasta tarifi çayınızın ve kahvenizin yanına tat katacak. Bu eşsiz lezzet tarif defterinizde ilk sıraya yerleşecek. Çay ve kahvenizin yanına atıştırmalık lezzetler arıyorsanız bu tarif tam size göre. Eşsiz lezzetiyle yaş pasta nasıl yapılır? İşte yaş pasta tarifi… 4 Kişilik Ev Yapımı Doğum Günü Zorluk Derecesi: Orta Pişirme: 45 dakika : 560 kcal MALZEMELER Kek için 2 yumurta 1 su bardağı un Yarım çay bardağı şeker Yarım çay bardağı süt Yarım çay bardağı sıvıyağ 1.5 yemek kaşığı kakao 1 paket kabartma tozu 1 paket vanilya Keki ıslatmak için ½ çay bardağı süt 1 çay kaşığı pudra şekeri Krema için 2 paket kremşanti 2 çay bardağı süt 1.5 yemek kaşığı labne peynir Ganaj sos için 100 gr krema (Yarım paket) 80 gr sütlü çikolata AŞÇININ NOTU Yaş pastanızın üzerini çilekle süsleyerek servis edebilirsiniz. YAPILIŞI Öncelikle pastanın kremasını hazırlayın. Kremşanti ve soğuk sütü katılaşana kadar çırpın. Katılaşan kremaya labne peyniri ekleyin ve son kez karıştırın. Özdeşleşmiş kremayı katılaşması için dolapta bekletin. Keki hazırlamak için geniş bir kaba şeker ve yumurtayı alıp köpürene kadar 5 dakika çırpın. Ardından süt, sıvıyağ ve kakao ekleyerek çırpmaya devam edin. Son olarak elekten geçirilmiş un, kabartma tozu ve vanilyayı ekleyin. Silikon bir spatula yardımıyla karışımı aşağıdan yukarıya olacak şekilde çırpın. Keki önceden ısıtılmış 180 derece fırında üzeri kızarana kadar pişirin. Kek pişerken pastanın üzeri için ganaj sosu hazırlamaya başlayın. Su dolu tencerenin buharında çikolataları benmari usulüyle eritin. Ardından kremayı ekleyin, çırpın ve oda sıcaklığında soğumaya bırakın. Fırından çıkardığını keki soğumaya bırakın. Soğuyan keki bir ip yardımıyla ortadan ikiye bölün. Kekleri süt ve pudra şekeri karışımıyla ıslatın. Kekin orta katına kremayı yayın. Çilek dilimlerini dizin ve üzerine diğer keki kapatın. Kekin üzerine hazırladığınız ganaj sosu kekin üzerine dökün ve her yerine yayın. Pastanız hazır, üzerini çilekle süsleyerek servis edebilirsiniz. Afiyet olsun…
  10. Bilgisayarınız İçin En İyi Ücretsiz Antivirüs Programları - 2022 İnternetin karanlık dünyalarından gelen virüslere karşı, bilgisayarınız için en iyi antivirüs programları. Günümüz dünyasında virüsler, bilgisayar kullanıcılarının en büyük sorunlarından biri. Gayet güzel çalışan bilgisayarınıza bir anda, anlamadığınız bir yerden kötü bir virüs yada bir truva atı bulaşabilir. Bunlar sizin kişisel bilgilerinize, internete sunduğunuz çevrimiçi kimliklere ulaşabilir ve başınıza olmadık şeyler gelmesine sebep olabilirler. Antivirüs programları güvenilir olmalı, gerçekten iyi kontrol gücüne sahip olmalı ve bilgisayar performansınızı etkilememeli. Elbette ücretsiz olmalı, çünkü para harcamak güzel bir şey değildir. Biz sizler için en güvenilir ve ücretsiz antivirüs programlarını listeledik. En iyi ücretsiz antivirüs programları: Kaspersky Free Antivirus: Başarılı bir kötü amaçlı yazılım koruması Ücretsiz sürümde sınırlı kısıtlama Hızlı ve etkili tarama Kaspersky sizi virüslerden ve kötü amaçlı yazılımlardan korumak için ücretsiz olarak hizmet veren bir antivirüs programıdır. Farklı antivirüs programları gibi size ekstra bir özellik sunmuyor fakat yaptığı işin de en iyilerinden birini yapıyor. Biraz karmaşık ve anlaşılması zor bir arayüzü olsa da düşük ve orta seviye sistemlerde oldukça başarılı bir performans sergiliyor. Bitdefender Antivirus: Kötü amaçlı yazılımlara karşı etkili koruma Kolay kullanım Düşük seviye performans tespiti Bitfender Antivirus, ekstra bir özellik vermeyen, temel kullanım hizmetleri sunan ücretsiz bir antivirüs programı. Çok geniş bir tarama özelliği olmayan bu program, diğer antivirüs programları gibi kötü amaçlı yazılımları başarılı bir şekilde engeller. Düşük seviyeli sistemlerde çalışması en önemli özelliklerinden biri. Avast Free Antivirus Antivirüs uygulamasına kıyasla zengin özelliklere sahip Dilediğiniz gibi kişiselleştirebilirsiniz VPN hizmeti Avast Free Antivirus içinde pek çok ekstra özellikle gelen, ücretsiz bir antivirüs programı. Diğer antivirüs programları ile arasındaki fark parola yöneticisi, internet tarayıcıları için eklentileri olması ve daha sıkı bir tarama yapıyor olması. Dilediğiniz gibi özelleştirebileceğiniz bu program sınırlı da olsa bir VPN hizmeti de sunuyor fakat bunun bilgisayar performansını düşürdüğü söyleniyor. Microsoft Windows Defender: Kötü amaçlı yazılımlara karşı tam koruma Windows ile dahili çalışma Ön yüklü olarak geliyor Windows’un içinde dahili olarak çalışan bu antivirüs programı ücretsiz bir hizmet sunuyor. Düşük seviye sistemlerde başarılı performans sunan program, diğer antivirüs programları ile ebeveyn kontrolü gibi gelişmiş ekstra özellikleri sayesinde ayrılıyor. Aradığınız temel bir taramaysa, bu program tam size göre. AVG AntiVirus Free: Düşük seviye performans tespiti Dosya ayıklama imkanı Kişiselleştirilebilen arayüz Düşük seviye sistemlerde başarılı bir performans sergileyen AVG Antivirus Free, ücretsiz hizmet veren bir antivirüs programı. Diğer programlara göre daha temel bir tarama sunan ve ek özellikleriyle çok da öne çıkmayan bir program. Dosya öğütücü olarak da adlandırılan dosya ayıklama özelliğiyle, hasarlı dosyalarınızı size göstermesi, programın en öne çıkan özelliği. Avira Free Antivirus: Gelişmiş kişiselleştirme Düşük boyut Güvenlik duvarı yöneticisi Piyasada tecrübeli ve ücretsiz hizmet sunan bir antivirüs programı Avira Free Antivirus. Orta seviye sistemlerde başarıyla çalışan programın pek çok ekstra özelliği bulunuyor. Fakat bu özelliklerin çoğu hem ücretli olarak sunuluyor hem de bilgisayar performansını yavaşlatıyor. Programın en öne çıkan özelliği size kişiselleştirme için pek çok farklı seçenek sunması. Panda Free Antivirus: Kişiselleştirilebilir arayüz Orta seviye performans isabeti VPN hizmeti Orta seviye sistemlerde başarılı şekilde, kötü amaçlı yazılımlara karşı koruma sağlayan Panda Free Antivirus, ücretsiz bir hizmet sunuyor. Gelişmiş kişiselleştirme özellikleri sunan programın, ilgi çekici bir arayüzü var. İnternet tarayıcınız için de ekstra özellikler sunan bu program, sınırlı da olsa bir VPN hizmeti sunuyor. Malwarebytes Anti-Malware: Tamamlayıcı koruma İstenmeyen reklam yazılımlarını kaldırıyor Mevcut korumaya destek oluyor
  11. TARİHÇE 1823 Kuşdili Çayırında İlk Futbol Oyunu 1823 İlk futbol oyununun, bugünkü anlamıyla ilk kez 1823 yılında İngiltere’de oynanmaya başlamasının üzerinden neredeyse yıllar ve yıllar geçmişti. Nihayet tarihler 1890’lı yıllara ulaştığında, Moda’da oturan İngiliz’ler de bu keyifli spordan iyice etkilenmiş ve o yemyeşil arsaların bulunduğu Kadıköy’ün geniş alanlarında, futbolu oynamaya başlamışlardı. Seyri çok keyifli bu oyunun, çevredeki Türk gençlerinde de ilgi uyandıracağı ve de bu sporu onlara sevdireceği pek tabii idi ve hatta da kaçınılmazdı. Ama ne var ki, o sıralarda süren monarşi rejimi nedeniyle Müslüman Türkler için cemiyet kurmanın ve hatta mevcut cemiyetlere dahi üye olmanın yasak olmasından dolayı, Kadıköy Çayırlarında top koşturan İngiliz gençlere yine ancak Rum gençleri eşlik edebilmekteydi. Yine de, hemen her akşamüstü bilhassa Kuşdili Çayırında yapılan bu futbol maçları ya da antrenmanları, Kadıköy halkının büyük bir kesiminin ilgisini çekmekte, genellikle akşamüstleri zevk için de olsa oynanan bu futbol oyunu için, Kalamış’tan, Moda’dan, Kuyubaşı’ndan, ve hatta Haydarpaşa civarlarından gelecek öbek öbek halkı, gününe ve hava durumuna göre küçük ya da büyük kümeler halinde bu oyunu seyretmeye yöneltmekteydi. Kadıköy halkının ekserisi ikindi sularında ayaklanır, günlerden Cuma ve Pazar değilse yani Kurbağalıdere’nin kenarındaki salaş tiyatroda Komik Hasan’ın tuluat kumpanyası oynanmıyorsa Kuşdili Çayırı’na doğru yola koyulurlardı. Yok, eğer günlerden Cuma ya da Pazar ise de, Moda’ya doğru ya da şimdiki Fenerbahçe Stadyumu’nun bulunduğu Papazın Çayırı’na doğru yola koyulurlardı (*1). Omuzdaş kılıklı, burma bıyıklı tüylü tüysüz gençler, yanlarında boy boy çocuklarla hanım nineler ve de orta yaşlı hatunlar, Arap bacılar, ahretlikler, kahvede pineklemekten usanan efendi kişiler, burada çayırı çepeçevre kuşatır, kadınlar getirdikleri kilimleri yayarlar, erkeklerin kimi toprağa bağdaş kurar, kimi büyükçe bir taşa oturur, kimi ayakta dururdu. Sucusu, dondurmacısı, kağıt helvacısı, simitçisi, baloncusu, Eyüp oyuncakçısı velhasılı satıcıların her çeşidi burada arzı endam eyler, burayı adeta panayır yerinden farksız kılardı. Ortadaki saha olacak alanda ise, kapı gibi gövdeli, başları açık, renk renk gömleklerinin kolları sıvalı, göğüsleri fora, bacaklarından dizkapaklarına kadar şortlu bir alay adam soluk soluğa koşuşurlar, birbirlerine çarpıp çarpıp, alt alta üst üste mecelleşirler, güya da top oynarlardı. Oynanan bu futbollardan örnek alan bazı gençler, Kadıköy’ündeki arsalarda ya da geniş çayırlarda onlar gibi top oynamaya heveslenir, karman çorman bir biçimde, bir harradır bir gürradır gider, topa en çok vuranla onu en havalara yükselten erbab sayılırdı. Ne var ki bir süre sonra, bir başka deyişle 1900’lü yıllara iyice yaklaşılmasıyla birlikte, Moda’da oturan İngiliz gençlerinin artık modern futbolu oynamaya başlamaları ve dolayısıyla da oynadıkları futbolu daha seyredilir bir halde sunmaları, kendilerini hayran hayran seyreden Kadıköy’lü gençlerin yüreklerinde birtakım kıpırdanmalara sebep oluyor, onlar gibi organize bir takım kurma isteklerini ise, vazgeçilemez bir tutkuya 1884 Kadıköy ve Fenerbahçesi 1884 İstanbul’un Kadıköy yakası; Allah’ın, yeryüzünü yaratırken kesinlikle ayrıcalıklı davrandığı bir eşsiz yöre... Tarihlerin henüz 1900 yılına ulaşmadığı İstanbul’da, Kalamış’ıyla Fenerbahçe’siyle, Caddebostan’ı Suadiye’si Moda’sı ile adeta bir rüya beldesi... Göz alabildiğine bomboş arsalarla yemyeşil çayırlara sahip bu yörede, doğanın insanları spor yapmak için sanki teşvik ettiği yıllar... Ve de, İstanbul’un silüeti deniz üzerinde uzaklardan perde perde yansıyıp dalgalanırken, Fenerbahçe Burnu’nda yanıp sönerek yol gösteren bir fener Türk sporuna önderlik edeceği bir kulübe sembol olmanın da gururu içinde, Adalar’a, Marmara’ya, daha da ötesi uzak yıllara doğru aynı şevkle ışık saçacağı günlerin özlemi ile çakıp durmaya başlamıştı sanki... Ve de Kadıköy, o dönemlerde en güzel semti olan Fenerbahçesi’nin bağrından çıkaracağı takımını önce yakınlara, sonra da yarınlara armağan edeceği günleri bekliyordu gayri... 1890 Kadıköy Football Association 1890 1890’lı yıllarda İstanbul Moda’da yaşayan İngiliz ailelerinden La Fontaine, Giraud, Whittall, Charnaud, Pears, Armitage aileleri Kadıköy ve Moda’nın çayırlarında kendi aralarında bu oyunu yeni yeni oynamaya başladıklarında, İzmir’de yaşayan İngiliz aileleri, Bornova çayırlarında bu oyunu çoktan oynamaya başlamışlardı bile (*2). Zira sosyal ve idari bakımdan payitaht İstanbul’a uzak ve rahat iki şehir olan Selanik ile İzmir, 1870’li yıllarda Osmanlı’nın futbol oyunu için ilk taraftar bulduğu toprakları oluyor, futbol oyunu o dönemlerde dini inançların da etkisi ile Müslüman Türkler arasında gelişemediğinden, böylece de Osmanlı toprakları üzerinde ilk defa gayrimüslim ve levanten (ülkede yerleşmiş bulunan yabancı uyruklu) vatandaşlar tarafından oynanıyordu. Moda’da futbolla tanışan ilk ailelerin İstanbul’da İngiltere elçiliği personeli görevlileriyle aralarında yaptıkları maç rekabetini, 1894 yılında İzmir’de "Football Club Smyrne"nin kurulması ile birlikte İstanbul - İzmir rekabeti izlemeye başlıyordu (*3). İzmir’de futbolun öncülüğünü yapan James La Fontaine, 1889 yılında İstanbul’a yerleştiğinde, Kadıköy’de İngilizlerin futbol-rugby karışımı bir oyun oynadıklarını görmüş ve onlarla kısa zamanda dostluk kurarak, daha iyi bildiği futbol oyununu onlara kabul ettirmişti. Tarihler 1897 yılını gösterdiğinde, James La Fontaine ve arkadaşları Kadıköy yakasında ilk kez bir futbol takımı olarak Kadıköy Football Association adı altında toplanıyor, takımı oluşturan İngiliz, Rum, Ermeni gençleri, genelde İstanbul’a sefere gelen İngiliz gemicilerle oynadıkları oyunlarını Kadıköy’ün çayırlarında sürdürüyor, ve her akşamüstü (ilk bölümde geniş bir biçimde sunduğumuz) o kalabalık izleyici kitlesine de seyrettiriyorlardı. Bu müsabakalar halkın öylesine ilgisini çekmişti ki "Football Association"takımı, iki yıl içerisinde "İzmir Karması" ile karşılıklı olarak futbol maçları yapmaya yönelmişti. 1899 Black StocKings FC Kuruluyor 1899 Ne var ki, Sultan 2. Abdülhamid’in padişahlığının sürdüğü o dönemde, mevcut monarşi rejiminin korunması amacıyla Türk gençlerinin dernek kurmaları yasaktı. Bu durum ise, yabancı ve azınlıkların top koşturdukları kendi topraklarında futbol oynamanın imkan ve zevkinden mahrum olan ve onların aralarına karışarak oynamak istedikleri bu cazip oyunu ancak gıpta ile seyretmekle yetinen Kadıköylü Müslüman Türk gençleri arasında, sadece üzüntü değil aynı zamanda tabii ki öfke ve hırs da uyandırıyordu. İşte her türlü tehlikeyi göze alan bu gençlerden, deniz öğrencisi Fuat Hüsnü (Kayacan), eski hariciyecilerden Reşat Danyal ve Mehmet Ali ile, Kuşdili’nde Papazın Çayırı adı verilen topraklarda meşin yuvarlağa vuruşlar yapan arkadaşları bu özlemin sona ermesini amaçlıyorlar, ve 1899 yılında da, devrin hafiye ve jurnalcilerinin dikkatlerinden kaçmak ve hışımlarından korunmak amacıyla bir İngiliz adı altında Black Stockings FC (Siyah Çoraplılar Futbol Kulübü) ’nü kuruyorlardı. Ancak siyah çorap ve kırmızı üst formaları ile Türk gençlerinin oluşturduğu bu ilk Türk spor ve futbol topluluğu daha ilk maçlarında hafiyelerin baskınına uğruyor ve hemen dağıtılıyordu. 1899 Fenerbahçe’nin Gerçek Kuruluş Yılı 1899 Burada dikkati çeken en önemli nokta; Fenerbahçe Spor Kulübü’nün Black Stockings FC ismi altında 1899 yılındaki bu ilk girişimindeki öncülük yapan gençler ile, ilerideki yıllarda kurulacak olan Kadıköy Futbol Kulübü (1902) ve Fenerbahçe Futbol Kulübü (1907) ismi altında toplanan gençlerin genelde aynı kişiler olacağıydı. Dolayısıyla FENERBAHÇE KULÜBÜ kuruluşunu gayri resmi olarak 1899 yılında gerçekleştirmiş, ne var ki iki kez kapatılmaları nedeni ile faaliyetlerine, ancak resmi kuruluş yılları olan 1907 yılında geçebilmişti. Görülen odur ki; Black Stockings F.C. ya da Kadıköy Futbol Kulübü isimleri, amaç karşısında birer araçtırlar (*4). Ayrıca İstanbul’da kurulan futbol kulüplerinin listeleri incelendiğinde de; Moda Futbol Kulübü (1896), Cadi-Keuy Football Club (1899) ve Imogen (1900) takımlarının İngiliz uyruklular tarafından, Elpis (1900) takımının Rumlar tarafından, Black Stockings (1899), Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe kulüplerinin ise Osmanlı uyruklular tarafından kurulmuş oldukları da zaten görülmektedir.(*5) 1900 Kadıköy’de Kuruluşu Bekleyiş 1900 Güneş, 1900’lerle henüz tanışmış. İstanbul’un her semti aynı sıcaklıkta aynı cömertlikte aydınlanırken, Kadıköy yakasında gökyüzü hep puslu, sanki her dem kapalı gibi. Kuşdili Çayırı mahzun, Papazın Çayırı solgun gibi. Fenerbahçesi’nde bahçeler çiçeksiz, köşklerinde kanaryalar suskun, güllerle bülbülleri küs gibi... Zira, içleri spor aşkı ile yanan Türk gençlerinin Kadıköy’de kulüp kurma istekleri "saray"ca iki kez engellenmiş, levanten ve gayrimüslim vatandaşlarımızın aynı isteklerine aynı saraydan izin çıkarken, Kadıköylü gençlerimiz sarayın rejimine karşı iki kez yenilmiş gibi. İşte bu nedenledir ki, gayri tüm Kadıköy halkı suskun, biraz da yaralı, Kalamış’ta esen rüzgar bir mahzun, Fenerbahçesi’nde çakan "Beyaz Fener" bir mahzun gibi. İşte bu nedenledir ki ; galip, sanki bu yolda mağlup gibi... Ve de deniz üzerinde İstanbul’un silüeti, karşı uzaklardan perde perde sahile akarken, "ışıksız FENER, çiçeksiz BAHÇE " misali biçare yarımada, mahzun bir eda ile karşı sahilindeki sarayın ufuklarına doğru bakıp bakıp kuruluş izninin çıkması hayali içinde " Bu memlekette bir gün sabah olursa Haluk. " mısralarını yüreği yaralı fakat gönlü ümitle dolu bir şekilde sanki okur da, devlet kapusundan da medet bekler gibi... 1901 Kadıköy Futbol Kulübü Kuruluşu 1901 Ama yine de, aradan geçen birkaç yıl içinde aynı gençlerin bir bölümü, aralarına yeni katılanlarla beraber Kurbağalıdere Köprüsü’nün hemen yakınındaki (şimdiki stadyumun karsısında) Hurşit Ağa’nın kahvehanesinde muntazaman toplanıyor ve 1901 yılında da, bu kez isim de değiştirerek Kadıköy Futbol Kulübüismindeki bir yeni takımı daha kurabilmenin çalışmalarını yapıyorlardı. Konu ile ilgili ayrıntılı bilgiye, yaşadığı yakın tarihi, yazılarında bütün ayrıntıları ile canlandıran üstad Sermet Muhtar Alus’un, 1951 senesinde Tarih Hazinesi Mecmuası’na yazdığı "Kadıköyü’nde İlk Futbol" isimli makalesinde rastlıyoruz: (Aslı gibidir) : " Zamanın musiki üstadı Sine Kemani Nuri Bey’in anlatışına bakılırsa, futbola meraklı ilk Türk gençleri bir kulüp kurmağa, daha bir derli toplu birleşmeye karar vermişler. Çok geçmeden arzularını yerine getirmiş, elbiseyi de seçmişler; gömleğin göksü, yakası, kol kapakları beyaz, öbür tarafları kırmızı, pantolon keza beyaz. Kuşdili Papazın çayırlarında kendi aralarında maçlara girişmişler. Moda’daki İngilizlerden, Rumlardan mürekkep (oluşan) takımın derecesine erişmek, onları yenmek baş emelleri(en büyük arzuları). Eski cimnastikçi ve idmancılardan Sine Kemani Bay Nuri’nin rivayetine göre, ilk oynayanları sayalım: Kendisi(Nuri Bey), Emced Bey, Mehmet Ali ve kardeşi Neşet Beyler, Reşat Danyal Bey, Hafız Mustafa, Topçu zabiti Cevdet Bey, Eşref Bey, Hüsnü Paşa zade Bahriyeli Fuat Bey, Mekteb-i Sultani’li Daniş, Tahsin (Şair Tahsin Nahit) Bey, Sarı Şevki. Haftalık Malumat Mecmuası sahibi Baba Tahir’in yevmi (günlük) Fransızca Servet Gazetesi, bu maçlara dair teşvik yollu bir yazı neşretmiş. Fırsatı kaçırmayan namlı hafiyyelerden (gizli görevli polis) biri, Sultan Hamid’e hemen jurnali(haberi) uçurmuş: " Kadıköy gençleri, Veliahd- i Saltanat Reşat Efendi (Sultan Reşat)’nin himayesinde (korumasında) bir cemiyet teşkil eylemişlerdir (oluşturmuşlardır). Beray-i ubudiyet (kulunuz olarak), nazar-ı dikkat-i hümayunlarınızı celp ederim (padişahımın dikkatlerini çekerim). Ferman." Ve tabii ki, yine rejim ve futbolun haram sayılması nedeniyle dini baskılı, ancak daha sıkı hafiye baskısı sonucunda da zaptiye teşkilatının baskınıyla bu girişimler de yine engelleniyor ve Kadıköy’lü gençler bir kez daha dağıtılıyordu. Ne hazin bir kaderdir ki, Olimpiyatların Atina’daki açılış gününe rastlayan 6 Nisan 1896 tarihinde Tatavla (Kurtuluş)’da bir gurup Rum vatandaşımızın teşebbüsüyle "Tatavla - Heraklis Jimnastik Kulübü" şaşalı bir biçimde tabii ki de kurulurken(*6), ondan iki yıl sonra tamamen Türk gençlerinden oluşarak kurulmaya çalışılan "Kadıköy Futbol Kulübü" mevcut rejim nedeniyle hemen kapatılıyor, kurucuları ise sürgün edilmekten zor kurtuluyordu. Bu durum Türk sporunun kulüpler yolundaki gelişimini en az 5 yıl geciktirecek ve yurdumuzda futbol ağırlıklı sporun temeli de, yabancı egemenliği ve anlayışı ile atılacaktı (* 7). İşte İstanbul’da, hem Pera yakasında hem de Kadıköy yakasında oturan ecnebi (levanten) ve gayrimüslim vatandaşlarımızın, törenlerle kurdukları ilk kulüplerinin yaşama hakkını elde etmelerine karşın, yine kalpleri spor aşkı ile çarpan Kadıköy’lü Türk gençlerimiz tarafından girişilen her iki cesurane teşebbüsün gerçekleşememesi, onların içindeki bu ateşi söndürmüyor, aksine, Kadıköy’de bir futbol kulübü kurmalarına hiçbir kuvvetin engel olamayacağı gerçeği ile, daha henüz ismi bile belli olmayan ve fakat ki Kadıköy’ün bağrından çıkacak ve gelecekte milyonlarca taraftara sahip olacak bir kulübü kurmaları için, sadece sayılı yılların kaldığını da sanki artık iyiden iyiye hissediyorlardı. 1901 Fenerbahçe’nin Gerçek Kuruluş Yılı 1901 Burada dikkati çeken en önemli nokta; Fenerbahçe Spor Kulübü’nün Black Stockings FC ismi altında 1899 yılındaki bu ilk girişimindeki öncülük yapan gençler ile, ilerideki yıllarda kurulacak olan Kadıköy Futbol Kulübü (1902) ve Fenerbahçe Futbol Kulübü (1907) ismi altında toplanan gençlerin genelde aynı kişiler olacağıydı. Dolayısıyla FENERBAHÇE KULÜBÜ kuruluşunu gayri resmi olarak 1899 yılında gerçekleştirmiş, ne var ki iki kez kapatılmaları nedeni ile faaliyetlerine, ancak resmi kuruluş yılları olan 1907 yılında geçebilmişti. Görülen odur ki; 1906 İstanbul'da ilk "Futbol Ligi" günleri 1906 Evet, istibdat ; bir başka değişle o dönemki mevcut " mutlak hakimiyet " rejimi, yurdumuzda cemiyet kurmak ya da bu bünyede spor yapmak hakkını Türklere yasak etmekteydi. İşte sırf bu nedenle, Fuat Hüsnü (Kayacan) Bey ve tamamen Türk gençlerinden oluşan arkadaşlarının Fenerbahçe Spor Kulübü’müzü kurma teşebbüsleri, gerek 1899 yılında Türkçe isim vermeden bir İngiliz ismi altında kurmak istedikleri "Black Stockings F.C./Siyah Çoraplılar Futbol Kulübü" olsun, ve gerekse de 1902 yılında bu kez isim değiştirerek kurmak istedikleri "Kadıköy Futbol Kulübü" olsun, sarayca engellemişti. Bu durum ise, ülkemizde kurulan ilk spor kulüplerinin yabancılar ile gayrimüslimler tarafından oluşmasına sebep olacak(*8), Türk sporunun kulüpler yolundaki gelişimini ise en az 5 yıl geciktirerek, yurdumuzda futbol ağırlıklı sporun temelinin "yabancı egemenliği ve anlayışı" ile atılması neticesini doğuracaktı (*9). Nitekim, Kadıköy Futbol Kulübü’nün mevcut bu rejim nedeniyle hemen kapatılarak dağıtılmasının ardından, 1902 senesinde James Lafontaine ile Horace Armitage isimli kişiler hemen hemen tamamı İngiliz’lerden oluşan "Cadıkeuy Football Club"; (Kadıköy Futbol Kulübü) isimli futbol takımını kuruyor ve kuruluşunun iznini de alıyordu (*10). Bunu, 1903 senesinde Moda’da oturan İngiliz gençlerin "Moda Football Clup", 1904 senesinde de Kadıköylü Rum vatandaşların "Elpis(Ümit)Futbol Takımı"nı kurmaları izliyordu. Aynı yıl İngiliz elçilik gemisi "İmogene" nin de aynı isimde bir futbol takımı kurması üzerine, Türkiye’deki ilk lig organizasyonunu gerçekleştiren James La Fontaine, 1904 senesi sonbaharında "Constantinople Football Liege" ( İstanbul Futbol Ligi ) adı ile İstanbul’daki ilk futbol ligini kuruyordu. (*11) Cadıkeuy (Kadıköy), Moda, Elpis ve İmogene takımlarının oluşturduğu ligdeki organizasyon olan "Pazar Ligi" ismi altında yapılan bu maçlar, bugünkü Fenerbahçe Stadının bulunduğu Papazın Çayırı’nda sürüyor ve halk tarafından da büyük bir ilgi ile takip ediliyordu. 1904 tarihindeki ilk Pazar Ligi şampiyonluğunu İmogene Takımı, 1905 yılındaki ikinci Pazar ligi şampiyonluğunu ise Cadıkeuy (Kadıköy) Futbol Takımı kazanıyordu. Tarihler 1905 yılını gösterirken , Mekteb-i Sultani (Galatasaray Lisesi) öğrencileri tarafından okulun çatısı altında kurulan Galatasaray Futbol Takımı, Kadıköy’deki Papazın Çayırı mevkiinde Kadıköy Frerler Mektebi (Saint Joseph) takımı ile maçlarına başlıyor ve 1906 yılından itibaren de İstanbul Futbol Ligine resmen katılıyordu. 1907 1907 resmi kuruluşa doğru 1907 Gayri takvimlerin o en güzel yıl olan 1907 yılının ilk yapraklarını gösterdiği günler... Sultan 2. Abdülhamid Han, 33 yıllık saltanatının baskılı rejime dayalı son yılını yaşamakta olduğunun sanki farkında. Saltanatı ile uğraşanlarla boğuşmaktan futbol topu peşinde koşturanlarla uğraşmaya ayıracak pek fazla vakti ve de gönlü kalmadığından bu tür oluşumlara karşı uygulattığı baskıyı da, resmi de olmasa biraz gevşetmiş. Zaten gayri müslimler ile yabancılarca ortalama on yıldır oynanmakta olan futbol oyununa gözleri ve de gönülleri biraz da alışmış. Kadıköy yakasındaki Kördere Sahası ile Kuşdili Çayırı’nda, o ilk yıllarda göz açtırmayan top uçurtmayan saraylı hafiyelerden görünürde eser kalmamış, Türk gençleri, resmi formalı olmasa da buralarda sanki rahat rahat top koşturur bir halde. Gerçi, bir jimnastik kulübü olarak "Beşiktaş" ile, Fransız Mektebi Takımı hüviyetini arkasına almış bir futbol kulübü olarak "Galatasaray", kuruluş faaliyetlerini İstanbul yakasında gerçekleştirebilmiş ama, karşı kıyı Kadıköy yakası o dönem için adeta bir başka belde, adeta İstanbul’a taşra... Nihayet, artık bu yakada da beklenen günlerin yakınlığı hissedilmekte. Kadıköy yakasında da güneş bir başka parlak, bahçelerde çiçekler bir başka güzel açmakta. Fenerbahçesi’nde de kanaryalar bir başka ötüp, burundaki fener sanki bir başka parlak çakmakta. Zira, halkın içinden çıkacak ilk Türk kulübünün kuruluşu için kararın ve de onayının alınacağı çok önemli günlerin çoğu geçmiş, azı ise sanki artık gelmekte... İşte, içinde bulundukları tarihin de desteğinden güç alan Kadıköy’lü gençlerden, Hariciye Nazırı Asım ve Server Paşa’ların torunu Londra Sefareti Başkatibi Nuri Bey’in oğlu Ziya(Songülen) Bey ile Harekat Ordusu Feriki (tümgeneral) Şevki Paşa’nın oğlu Ayetullah Bey ve de ünlü edebiyatçı Sami Paşazade Sezai Bey’in yeğeni Enver Necip (Okaner) Bey, Necip Bey’in Moda Beşbıyık sokak 3 numaralı evinin selamlık katında yaptıkları bir görüşme sonucunda kuracakları takımın ilk fikir harcını atıyorlardı. Gerekli olan parayı da finanse edecek olan dönemin zenginlerinden Saint Joseph mezunu Mühendis Nurizade Ziya Bey’e kulübün kurucu başkanlık şerefini, Osmanlı Bankası memurlarından Ayetullah Bey’e katiplik (sekreter) görevini, Bahriye Subayı Necip Bey’e de kaptanlık ve veznedarlık (sayman) görevini veriyorlardı. Aynı görüşmede varılan fikir birliği ile de ; kuracakları kulübün adını oturdukları semtin güzelliğinden esinlenerek Fenerbahçe yapacaklar, amblemlerini Fenerbahçe Burnu’ndaki ışık saçan fenerden, formalarındaki renkleri ise Fenerbahçesi’ndeki ilkbaharın sevimli müjdecisi papatyaların kıskançlık ve temizlik sembolü olan renklerinden yani sarı ile beyazdan alacaklardı. Ertesi gün "Baker Mağazası"ndan forma kumaşları alınıyor, Fener armalı kırtasiye malzemelerinin siparişleri veriliyor, ve de dönemin güya Futbol Federasyon Başkanlığı görevini üstlenmiş kişisi James Lafontaine ile yapılan bir sohbette de sanki kendisinden icabet alınıyordu. Artık kurulacak olan kulübün ismi, başkanı, amblemi ve formaları seçilmiş, mesele sadece formaları giyerek bu ismi tescil ettirecek 11 Türk gencinin bir araya getirilmesine kalmıştı. Bu konuda da en mühim rolü St. Joseph Mektebi Türkçe Öğretmeni Enver ( Yetiker ) Bey üstleniyordu. 1907 Fenerbahçe Futbol Takımı"nın ilk kadrosu kuruluyor 1907 Güneş bu defa, o en güzel yıl olan 1907 senesi ilkbaharının serince bir Pazar gününü aydınlatıyor ve Fenerbahçe semti de bu kez, ismini yıllarca şerefle temsil edecek olan bir kulübün ilk temsilcilerinin ilk kalabalık gövde gösterisine sahne oluyordu. O gün, Kadıköy’ündeki Kuşdili Çayırı’nda İngiliz ve Rum takımları arasında oynanan bir futbol maçını seyrettikten sonra St. Joseph Mektebi talebelerinden oluşan bir grup, Moda İskelesi’nden sandallara biniyor ve koyun karşı kıyısında randevu mahalleri olan Fenerbahçesi’ne geçiyorlardı. Nuri zade Ziya (Songülen)Bey ve Ayetullah Bey ile Sami Paşa zade Sezai Bey’in yeğeni Bahriye zabiti Necip(Okaner)Bey, Hintli lakaplı Mühendis Asaf (Beşpınar) Bey ve S.Joseph Mektebi Türkçe öğretmeni Enver (Yetiker) Bey isimli gençler, burada daha evvel gelmiş olan Hasan ve Hüseyin(Dalaklı), Galip (Kulaksızoğlu), Nasuhi Esat(Baydar), Yanya’lı Şevkati, Elkatipzade Mustafa ve kardeşi Hamdan, Çerkes Sabri, Hayrullah, Hakkı Saffet (Tarı),Hasan Sami(Kocamemi) Bey’ler ile buluşuyorlardı(*12). Çoğunluğunun, yakında kurulacak oldukları takımın ilk oyuncularını teşkil edecek olan bu gençler için o gün, Ziya Bey’in İngiltere’den getirttiği; önü ve kolları düğmeli olan sarı beyaz yollu bol formaları, lacivert şort pantolonları ve sarı löverli yün çorapları ile, Fenerbahçe’nin çayırlarında ilk antrenmanlarını yapacakları gündü. Kısa zamanda çevrenin futbola kabiliyetli gençlerini de kendi etrafında toplayan bu kulüp, bugün için büyük bir kıymet ifade eden ilk kadrosunu, olası olarak; Hintli Asaf – Necip , Ziya – Hasan, Hassan, Sabri – Nasuhi , Şevkati , Galip , Hüseyin , Hayrullah terkibinde (*13), ya da ; Asaf – Ziya , Sami – Ayetullah , Mazhar , Necip – Fethi , Galip , Hüseyin , Hasan , Nevzat şeklinde oluşturuyordu (*14). Başta da değindiğimiz üzere, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün Black Stockings FC ismi altında 1899 yılındaki ilk girişiminde öncülüğünü yaptığı gençler ile, Kadıköy Futbol Kulübü (1902) ve ilerideki yıllarda kurulacak olan Fenerbahçe Futbol Kulübü (1907) ismi altında toplanan gençler, aslında yıllardır aynı ideali sürdüren hep aynı kişilerdi. Ama ne var ki iki kez kapatılmaları, yasal faaliyetlerine ancak resmi kuruluş yılları olan 1907 yılında geçebilmelerine olanak kılmıştı. Bir başka deyişle; Black Stockings F.C. ile, aynı amacı ve kaderi paylaşan Kadıköy Futbol Kulübü’nün isimleri, "Fenerbahçe Spor Kulübü"nün kuruluşu yolunda "amaç karşısında birer araçtı "(*15). Israrla tekrar ettiğimiz bu durum karşısında, 1940 yılında yapmış oldukları haklı bir tüzük değişikliği ile kuruluş senelerini 1909 senesinden 1903 senesine aldıran Beşiktaş Kulübü’nün ( Bereket Jimnastik Kulübü) de gerçekleştirdiği gibi, Fenerbahçe Spor Kulübümüz olarak tüzüklerimize geçirmemiz ve de yazılı bir deklarasyonla kamuya ilan edip düzeltmemiz gereken gecikmiş gerçek odur ki; Fenerbahçe Spor Kulübünün kurulduğu yıl 1899’dur. 1908 Kuruluşu Tescil Olunan İlk Türk Kulübü; Fenerbahçe 1908 Nihayet, 23 Temmuz 1908 tarihinde İkinci Meşrutiyetin ilanını takiben, yurtta dernek ve kulüp kurma hakları herkese resmen tanınıyor, böylece, Ziya, Ayetullah, Necip ve Enver Bey’lerin önderliğinde kurulmuş bu yeni kulüp tescil edilerek, Fenerbahçe’ye, cemiyetler kanununa göre tescil olunan ilk Türk kulübü olmak şerefi kazandırılıyordu (*16). Kulübün ilk kurucu üyelikleri ise ; 1) Ziya ( Songülen ), 2) Ayetullah Bey, 3) Necip ( Okaner), 4) Galip ( Kulaksızoğlu), 5) Hassan Sami (Kocamemi), 6) Asaf ( Beşpınar) şeklinde başlıyor (*17) ve olası diğer üyelikler de; 7)Enver (Yetiker), 😎 Şevkati (Hulusi Bey), 9) Fuat Hüsnü (Kayacan), 10) Hamit Hüsnü ( Kayacan) 11) Nasuhi (Baydar),... isimleriyle devam ederek sıralanıyordu. Konu ile ilgili olarak; ömrünü adadığı "Fenerbahçe Kulübü Tarihi" konusunda, özellikle arşiv ve bilgi toplamada en zorlandığımız kuruluş yılları dönemleri ile ilgili en güvenilir araştırmaları gerçekleştirmiş olan merhum yazar Dr. Rüştü Dağlaroğlu’na ait (eski Türkçe ile yazılmış notları şu an deşifre çalışmaları yapan oğlu Sayın Müzdat Dağlaroğlu’nun arşivinde) Fenerbahçe tarihine ışık tutmakta olan not defterindeki tarihi notlar arasında ; "kulübün 1939 Nizamnamesinde ilk 30 kurucu üyenin isminin sıralandığı, ne var ki, kurucu olan ilk 6 üye arasında yer alması gereken Hassan Sami (Kocamemi)’nin bile bu listede isminin bulunmayışının, kendisini listenin doğruluğu hakkında haklı olarak kuşkuya düşürdüğü ifadesi" de ayrıca belirtilmektedir. 1908 İstanbul Şampiyonluğu Ligi 1908 1908 yılında ilan edilen 2. Meşrutiyetin ilanı ile tanınan dernek kurma serbestliği sonucunda İstanbul’da kurulan Türk kulüplerinin sayısı çığ gibi artıyor, Anadolu, Beykoz, Vefa Futbol Kulüpleri de, sırf 1908 senesinde resmen kurulup tescil edilen Türk kulüpleri arasında yerini alıyordu. Kısa zamanda Türk kulüplerinin sayılarındaki bu artış ise, İstanbul’da yeni bir ligin kurulması ihtiyacını doğuruyor, bu nedenle de o dönemlerde ülkede resmi tatil günü olan Cuma günleri oynanacak bir lig olan, Cuma Ligi adıyla yeni bir lig kuruluyordu. Takımların sayılarının hızla artmasıyla, İstanbul’da futbol alanlarının sayısı da çoğalmaya başlamıştı. Anadolu yakasında; Kadıköy’deki Kuşdili Çayırı, şimdiki stadın bulunduğu yerdeki Papazın Çayırı, Yoğurtçu Deresi yanındaki Altınordu’nun Kördere Çayırı, Dereağzı’nda Kemikçi Çayırı, Baklatarlası, İbrahimağa sahası ile, Rumeli yakasında; Taksim, Talimhane, Bakırköy, Baruthane, Karagümrük, Çukurbostan, Süleymaniye, Güzelbahçe, Beyazıt Harbiye Nezareti sahaları, ve de Boğaz’ın Anadolu kesiminde ise; Anadoluhisarı, Küçüksu Er Meydanı , Beykoz Ortaçeşme sahaları mevcut sahalara eklenmişti (*18) . Kuruluşu 1908 yılında resmen tescil olunan Fenerbahçe Spor Kulübü, sarı beyaz olan renklerini 1909 sonbaharında sarı laciverte çevirmiş (*19) , 1909 -1910 sezonuyla birlikte de İstanbul Futbol Ligine Galatasaray’dan sonra katılan ikinci Türk takımı olmuştu. İşte, dünyanın en hırslı ilk 5 derbisinden biri olan Fenerbahçe – Galatasaray kulüpleri arasındaki ezeli rekabet, ilk defa 17 Ocak 1909 tarihinde Mekteb-i Sultani (Galatasaray Lisesi ) öğrencilerinin takımı ile, yeni kurulmuş bir semt takımı maçı şeklinde başlamış (*20), ve bu tarihten itibaren de o dönemlerdeki İstanbul futbolundaki şampiyonluklar genelde bu iki Türk takımı arasında paylaşılarak, Türk futbolunun artık bir varlık olarak ortaya çıkması sonucunu doğurmuştu. 1910 Kuşdili Spor Kulübü’nün Bünyeye Katılması 1910 Fenerbahçe, "İstanbul Şampiyonluğu Ligi"ne ilk kez katıldığı 1909 – 1910 sezonunda beşinci oluyordu. 1910 yılı liginin başlamasına kısa bir süre kala da kulüpten ayrılmalar ve mali zorluklar nedeniyle, Üsküdar Kulübü ile birleşmesi gündeme gelmişti. 1910 senesi Eylülünde, Koço’nun Mühürdar Gazinosu’nda yapılan müşterek toplantı sonucunda, gerçekleştirilmesi istenen Üsküdar - Fenerbahçe Kulübü teklifi, üyeler tarafından kabul görmedi. Buna karşılık, Kuşdili Kulübü Başkanı iken Fenerbahçe’ye katılan Elkatip Zade Mustafa Bey, Kuşdili Kulübü’nü Fenerbahçe’ye katmayı başardı ve bu başarısıyla da Fenerbahçe’yi çok zor günlerinde güçlendiren, geleceğini aydınlatarak güven altına alan ve takımı yücelten kişi olarak kulüp tarihine geçti. 1910 Fenerbahçe’nin ilk rozeti 1910 Fenerbahçe Kulübü’nün ilk amblemi, Fenerbahçe burnundaki ışık saçan beyaz feneri, renkleri ise sarı ile beyaz olmuştu. Ancak, kulüp mensupları bunu tatminkar bulmadıkları gibi, anlam bakımından da içinde bulunulan monarşi rejimini tehdit edici sayılacağı endişesi ile kısa sürede iptal etti. 1910 yılında Fenerbahçeliler arasında resim çizmede maharetiyle tanınan futbolcu solaçık Hikmet (Topuz)’in çizdiği (bugünkü) amblem ise herkesin beğenisini kazandı ve kabul edilerek bugünlere kadar da ulaştı. İşte "sarı ve lacivert" ağırlık içinde olmak üzere 5 renkten oluşan amblem ve şu anlamları taşımaktaydı(*22) ; "FENERBAHÇE SPOR KULUBÜ 1907" yazılı beyaz yuvarlak çerçeve, temizlik ve açık yüreklilik ifadesiydi. Kırmızı fon ise, safiyet ve Fenerbahçeliler arasındaki sevgi ve bağlılığı belirtirken bu arada bayrağımızı da sembolize etmekte, ortadaki sarı renk Fenerbahçe için duyulan gıpta ve kıskançlığı, kalp şeklindeki lacivert renk asaleti temsil etmekteydi. Sarı lacivert renkler içinde yükselen palamut dalı Fenerbahçelilik güç ve kudretini sembolize etmekte, yeşil renk ise yükselen bu kudret için başarının gerekli olduğunu açıklamaktaydı. Böylece "milli renkler arasında doğan Fenerbahçe"nin, sarı ile lacivert renkler beraberindeki bu amblemi üyelerce de kabul gördüğünden, klişesi İngiltere’ye Manchester şehrine yollanmış ve Fenerbahçe Spor Kulübü’nün bugünkü rozeti olarak ilk kez 1910 yılında yaptırılmıştı. Rozet; 1929 yılından itibaren üzerindeki eski Türkçe harfleri yeni Türkçe harflere bırakmış ve manada önemli etki yapmayacak ufak tefek değişikliklerle de günümüze kadar aynı şekli muhafaza ederek gelmiştir. 1911 İlk Namağlup Şampiyonluk 1911 Kadrosunu yeni gençlerle geliştiren ve güçlendiren bu Fenerbahçe 1911- 1912 liginde hiç yenilmeden şampiyon oluyordu. Bu şampiyonluğun en önemli yönü ise, Fenerbahçe’nin bu şampiyonluğu ile İngiliz ve Rum takımlarının şampiyonluklarının tamamen sona ermesi ve bu tarihten itibaren de Türk futbolunda şampiyonlukların artık Türk takımlarının olmasıydı. Bu şampiyonluk, kulübün itibarını bir anda yükseltip imkanlarını da arttırmıştı. İlk iş olarak Altıyol’da bir kulüp lokali kiralandı, lokalin açılışı ise üye sayısının çoğalmasına sebep oldu. Bu arada futbol dışında diğer spor dallarında da faaliyet gösterilmesine başlandığından, aynı yıl Fenerbahçe Futbol Kulübü adı ,Fenerbahçe Spor Kulübü’ne dönüştürüyordu (*21). 1920 İstanbul’da İşgal Yılları 1920 İstanbul halkı 16 Mart 1920 sabahı uyandığında gözlerine inanamamıştı. Zira şehrin üzerine kapkara bulutlar çökmüş, bir gece içinde koca şehir işgal ordularınca adeta askeri bir kampa çevrilmişti. Dünyayı sarsmış, imparatorluklar yıkmış ve on milyon insanın ölümüne sebep olup o hiç bitmeyecek sanılan "Harb-i Umumi" diye anılan "1. Dünya Savaşı", Osmanlı İmparatorluğu’nun yenilmesi ile son bulmuş, mütareke ile birlikte de galip itilaf devletleri mağlup Osmanlı’nın başkenti İstanbul’u işgal etmişlerdi. Zırhlı araçlar cadde başlarını tutarken, sokakları dünyanın her yanından gelmiş her renkten ve her dinden askerler sarmış, Harbiye, karakollar, kaymakamlıklar, subay mahfelleri , vesair tüm makamlar işgal ordularınca işgal edilmişti . İşgal üniformalı itilaf ordusu askerleri, sosyal yaşantı içinde her fırsatta halkı manevi baskı altında ezerken, tramvayda trende ya da vapurda bile kendileri daima birinci mevkide oturup, biletli Türk vatandaşlarını vagonların sahanlıklarında vapurların ise ikinci mevkilerinde seyahat ettirir, kendilerine ayrılmış bölümlere boş da olsa kimseyi sokmaz, yolcuların bilet kontrollerini bile kendileri, üstelik alaycı bir tavır içinde ve ağır hakaretler altında yaparlardı(*23). Evet, İstanbul artık o eski İstanbul değildi. Acı günler gelip çatmış, herkes üzgün, herkes kendi vatanında sürgün gibiydi. İşgalcilerle birlikte yaşamak zorunda olan talihsiz İstanbul halkına, o güne kadar yaşadıkları, ne gıdasızlık, ne susuzluk, ne elektrik kesintileri, ne de hiçbir şey, "İşgal İstanbul’u "na tanıklık etmek kadar onlara acı vermemişti. İşte bütün bu olumsuz şartlar altında halkın morali için mutlak bir desteğe ihtiyacı vardı ki, işte bu ihtiyaç duyduğu güç, ona kendi öz bağrından çıkarttığı takımı tarafından "Fenerbahçe"si tarafından verilecekti. 1921 İşgal yıllarındaki gurur; Fenerbahçe 1921 Mütareke döneminde (1918 - 1921) işgal kuvvetlerine mensup özellikle İngiliz ve Fransız askeri takımlarıyla yapılan futbol maçları, İstanbul’daki futbol heyecanını ve futbola olan ilgiyi doruk noktasına çıkaran olgu oluyor, Türk takımları işgalci ekiplerle 5 yılda 50’sini Fenerbahçe’nin oynadığı toplam 80 maç yapıyor , işgal kuvvetleri takımlarına karşı kazanılan galibiyetler ise Türk takımlarını gönüllerde yüceltiyordu. Bu nedenle futbol İstanbul’da büyük kitleleri kendine çekerken. Türk takımlarının özellikle de Fenerbahçe’nin, başta General Harrington Kupası (29 Haziran 1923) olmak üzere işgal kuvvetleri takımları karşısında elde ettikleri tüm galibiyetler, İstanbul halkının intikam duyguları içindeki milli duygularını şahlandıran ve yaralı gönüllerine teselli veren yegane olay haline dönüşüyordu. Mütarekenin karanlık yıllarında işgal kuvvetlerine mensup takımlarını her hafta birbiri peşi sıra futbol sahalarında yenerek milletin rencide olmuş gururunu okşayan Fenerbahçe tüm halkın sevgilisihaline geliyor, zamanla da milli mücadelenin ve milliyetçi karşı çıkışın adeta İstanbul şubesi halini alıyordu. Onlar, cephelere gönderdikleri futbolcuları misali Çanakkale’de yaptıkları müdafaanın(*24) bir örneğini de sanki Taksim’in Taşkışla sahasında gösteriyor, yaptıkları toplu hücumlarda ise sanki kısa bir süre sonra Kocatepe’den verecekleri milli taarruzdaki şahlanışımızın provasını veriyorlardı. Bu şevk ve iman içinde mütareke ve işgal İstanbul’unda Türk futbolu denince ilk akla gelen Kadıköy’ün Fenerbahçe’si oluyor, cepheden gelen her yeni zafer İstanbul’luların moralini yükseltirken, Fenerbahçe takımı da aldığı galibiyetlerle halkın başını dik tutmasını sağlıyordu. 1910’lu yıllarda en fazla iki bin kişinin izlediği Fenerbahçe, 1919 -1920 yıllarında 6-7 bin kişinin hınca hınç doldurduğu tribünlere oynuyor, bir zamanların ürkek mahcup yapılan tezahüratları, artık açık açık, yüksek sesle hep bir ağızdan dile getiriliyordu; "Ya ya ya ,şa şa şa, Fenerbahçe çok yaşa, ". Artık iş futbol oyunu halinden çıkmış, vatanın asıl sahipleri ile işgalcilerin hesaplaşması şekline dönüşmüştü. Fenerbahçe takımı artık "Kuvai Milliye" ruhunun halk içindeki sembolü olmuştu. Bunun birinci sebebi işgal takımları ile oynadıkları toplam 50 maçtan ikisi hariç hiç yenilmeyip 41 maçta galip gelmeleriydi ki Altınordu ve Galatasaray takımları ne yazık ki bu başarıyı gösterememişlerdi. İkinci sebebi ise, "Anadolu Harekatı"nın başında olan Mustafa Kemal’in "Fenerbahçeli" olarak bilinmesiydi.(*25)
  • Profil Reklam Alanı
  • Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
    Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
×
×
  • Yeni Oluştur...